![]()
Axios haber sitesine konuşan bir askeri yetkili, yakın zamanda gerçekleştirilen askeri hareketliliğe dair bilgiler paylaştı. Bu duruma göre, yeni konuşlanma için toplamda 73 uçuş gerçekleştirilmiştir. Bu uçuşların, ağır malzemeleri taşımak için C-17 askeri nakliye uçakları ile yapıldığı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Hint-Pasifik bölgesindeki Patriot hava savunma sistemini neden Orta Doğu’ya taşımak zorunda kaldığıyla ilgili herhangi bir detay verilmemiştir.
ABD Ulusal Güvenlik Yahudi Enstitüsü’nde dış politika direktörü olarak görev yapan Jonathan Ruhe, Axios’a yaptığı açıklamada, bu hava taşımasının İran’ın kısa menzilli füzelerine karşı Orta Doğu’daki önemli ABD üslerini ve müttefiklerini koruma amacı taşıdığını vurgulamıştır. Ruhe, bu hamlenin aynı zamanda ABD’nin Tahran ile yapılacak müzakerelerdeki nüfuzunu da artırdığına dikkat çekmiştir. Bu bağlamda, ABD’nin askeri varlıklarını güçlendirme çabası, bölgedeki güvenlik dinamiklerini etkilemeyi hedeflemektedir.
Amerika’nın Hint-Pasifik Komutanlığı Komutanı Amiral Samuel Paparo, dün Kongre’de gerçekleştirilen bir oturumda, ABD’nin hava taşımacılığı gereksinimlerinin önemine vurgu yapmıştır. Hava taşımacılığının sürdürülebilirliğinin, II. Dünya Savaşı’nın kazanılmasında kritik bir rol oynadığını belirten Paparo, mevcut koşullarda bu stratejinin korunmasının zorunluluğunu ifade etmiştir. Askeri stratejiler ve hava taşımacılığı konusundaki görüşler, ABD’nin askeri varlığını ve müdahale kabiliyetini artırma yönündeki çabaların bir parçası olarak öne çıkmaktadır.
Bu askeri harekâtların bağlamında, ABD’nin Yemen’deki Husilere yönelik düzenlediği saldırıların da devam ettiği gözlemlenmektedir. Özellikle, Mart 2023 sonundan bu yana süregelen bu operasyonlar, bölgesel istikrarın sağlanması açısından ABD’nin stratejik hedefleri ile örtüşmektedir. Ayrıca, San Diego merkezli Carl Vinson uçak gemisinin de Orta Doğu’ya ulaştığı ve burada görev yapan Harry S. Truman filosuna katıldığına dair bilgi verilmiştir.
Sonuç olarak, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığı, bölgedeki güncel tehditlere karşı duyduğu hassasiyetle şekillenmektedir. Yapılan hava taşımacılığı ve askeri konuşlanma çalışmaları, hem doğrudan güvenlik kaygılarını giderme amacı taşımakta hem de jeopolitik müzakerelerdeki pozisyonunu güçlendirme çabalarını içermektedir. Tüm bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerdeki dengeleri etkileme potansiyeline sahip önemli adımlardır.



