
ABD’de, ülkedeki kamu sağlığı yetkililerine Dünya Sağlık Örgütü ile çalışmayı durdurmaları emri verildi.
Amerika Birleşik Devletleri’nde kamu sağlığı alanındaki gelişmeler gündeme damgasını vurdu. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) yetkilisi John Nkengasong tarafından yapılan açıklamada, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile yapılan işbirliklerinin sona erdirilmesi konusunda üst düzey yöneticilere yönelik bir talimat yayımlandı. Bu talimat, Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan COVID-19 pandemisinin ardından, özellikle sağlık sistemleri üzerindeki etkilerini artıran bir dönemde geldi.
Yayımlanan talimat, kamu sağlık kuruluşlarında görev yapan üst düzey yöneticilerin, DSÖ ile yürütülen tüm teknik çalışma grupları, koordinasyon merkezleri, danışma kurulları ve işbirliği anlaşmaları dahil olmak üzere, DSÖ ile olan tüm etkileşimlerinin derhal sonlandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. CDC’nin tüm personelinin, şahsen veya sanal platformlarda gerçekleştirdiği her türlü iletişimde bu kuralın geçerli olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte, bu kararın arka planında ABD’nin DSÖ ile ilişkilerinin son dönemlerde gerilmesi yatmaktadır. Özellikle COVID-19 ile ilgili bilgi paylaşımı, pandeminin başlangıcındaki iletişim eksikleri ve DSÖ’nün aldığı kararların zamanlaması gibi unsurlar, bu sürecin tetikleyicisi olmuştur. Ayrıca, bazı siyasi analizciler, bu durumun ABD’nin sağlık politikalarında bir değişimin habercisi olduğunu ifade etmektedirler.
Talimatın ardından sağlık alanında çalışan uzmanlardan gelen tepkiler de dikkate değerdir. Bazı uzmanlar, DSÖ ile işbirliğinin sona ermesinin, pandemilere karşı uluslararası işbirliğini zayıflatabileceğini savunarak, bu durumun uzun vadede sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi açısından faydalı olmayabileceğini iddia etmektedir. Dünya genelinde sağlık kuruluşlarının birbirleriyle etkileşimde bulunması ve bilgi paylaşımı, pandemilere karşı daha etkili mücadele edilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Bu gelişmelerin yanı sıra, dünya üzerindeki birçok sağlık otoritesi, DSÖ ile işbirliği yapmanın önemini vurgulamakta ve bu organizasyonun sağlık bilgileri ve kaynakları açısından sağladığı desteği takdir etmektedir. Örneğin, sağlık otoriteleri, DSÖ’nün sağladığı aşı bilgileri, hastalık izleme sistemleri gibi kaynakların ne kadar hayati olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. Ancak ABD hükümetinin bu kararı, birçok insanın bu kritik işbirliğinin nasıl sürdürüleceği konusunda endişelenmesine yol açmaktadır.
Sonuç olarak, ABD’deki kamu sağlık yetkililerine yönelik bu talimat, uluslararası sağlık işbirliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmiştir. DSÖ ile yapılan işbirliğinin sona ermesi, dünyanın dört bir yanındaki sağlık sistemlerinin işleyişi üzerinde önemli sonuçlar doğurabilir. Bu durum, sağlık alanında uluslararası işbirliği ihtiyacını ve beraberinde getirdiği zorlukları da gözler önüne sermektedir.


