Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Berlin hükümeti olarak Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanımak istemediklerini açıkladı. Scholz, Portekizli mevkidaşı Luis Montenegro ile bir basın toplantısında bu konuda konuştu. Scholz’a göre, mevcut koşullarda Filistin’in ayrı bir devlet olarak tanınması için yeterli neden bulunmamaktadır. Ulusal topraklar ve diğer meseleler konusunda netlik olmaması da bu kararı desteklemektedir.
Alman Şansölye, iki devletli çözümün önemine vurgu yaparak, İsrail ve Filistin arasında müzakere edilmiş bir çözüm gerektiğini belirtti. Filistin’in Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu olması gerektiğini ifade eden Scholz, henüz bu noktada olmadıklarını belirtti. Uzun vadeli ateşkes ve tarafların iki devletli çözüme bağlı kalmasının önemli olduğunu vurgulayan Scholz, şu an için Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanımanın uygun olmadığını dile getirdi.
İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanıyacaklarını açıklaması üzerine, İsrail bu adıma öfkeyle karşılık verdi. Öte yandan Portekiz Başbakanı Montenegro, henüz Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanımayacaklarını belirtti. Ancak Montenegro, ülkelerinin Birleşmiş Milletler’de Filistin’e tam üyelik tanıma yönünde oy kullandığını ifade etti.
Scholz ve Montenegro’nun basın toplantısında yapılan bu açıklamalar, Filistin sorununa yönelik uluslararası toplumun farklı yaklaşımlarını ortaya koymaktadır. Almanya’nın Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanımayacağını açıklaması, İsrail ile Filistin arasındaki barış sürecini etkileyebilecek bir adım olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, diğer ülkelerin Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanıma yönündeki adımları ise İsrail ile gerilimi artırabilir.
Sonuç olarak, Filistin’in uluslararası alanda tanınma süreci ve bu konudaki farklı ülkelerin tutumları, Ortadoğu’daki barış sürecine etki edebilecek önemli bir faktördür. Almanya’nın Filistin’i ayrı bir devlet olarak tanımama kararı, uluslararası ilişkilerdeki dengeleri değiştirebilecek bir adım olarak yorumlanabilir. Bu konudaki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve bölgedeki barış sürecine olan etkilerinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir.


