Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Medikal Tasarım ve Uygulama Merkezi, Akıllı Sistemler ve Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ayten Kayı Cangır ve ekibi, 2020 yılında akciğer kanseri tedavisinde yapay zeka kullanımını sağlayan bir proje başlattı. Bu proje, akciğer kanseri tanısının konulmasının ardından tedavi yönteminin belirlenmesinde yapay zekanın kullanılmasını hedefliyor. Yapay zeka destekli algoritmalar ile tümör türünün tespit edildiği projede, yapay zekanın hangi tedavinin uygulanması gerektiği konusunda karar vermesi amaçlanıyor.
Prof. Dr. Cangır, yapay zekanın akciğer kanseri tedavi sürecinde nasıl kullanılabileceğine dair açıklamalarda bulundu. Biyopsi gerekliliğini ortadan kaldıracak olan yapay zeka yöntemleri sayesinde, hangi ilacın hangi hastaya daha duyarlı olduğu tespit edilebilecek. Bu durum hastalara ek maliyet ve riskler getiren biyopsi işleminin önüne geçilecek. Veri toplama sürecinden başlayarak yapay zekanın bu konuda ne kadar etkili olduğu test edildi ve yaklaşık %87 oranında doğrulukla ilaç hassasiyetlerini belirleyebildiği gösterildi.
Projede yer alan Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kaan Orhan da çalışmanın pandemi döneminde başladığını belirtti. Bilgisayarlı tomografi yardımıyla elde edilen veriler sayesinde yapay zeka modelleri oluşturuldu ve akciğer kanseri teşhisi alan hastaların tedavi süreçleri öngörülmeye başlandı. Bu sayede hastaların 5 yıl içinde hastalığın tekrarlama riski ve sağ kalım durumu tahmin edilebilecek. Ayrıca, hastaların cerrahi müdahale gereksinimleri de ameliyat öncesinde belirlenebilecek.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin yürüttüğü bu projede yapay zeka, akciğer kanseri hastaları için birçok olumlu katkı sağlayabilir. Biyopsi gerekliliğini ortadan kaldırması, tedavi sürecini hızlandırması ve hastalığın seyrini öngörebilmesi, tedavi alanında büyük bir dönüşüm yaratabilir. Bu inovatif proje, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda sağlık sektöründe yapay zekanın kullanımının potansiyelini artırabilir ve hastalar için daha etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine öncülük edebilir.



