🟥 BANKALARIN BORÇ TUZAĞI: HALK KREDİYLE AYAKTA TUTULUYOR
Türkiye’de bankaların kredi ve kredi kartı politikaları, dar ve sabit gelirli milyonlarca vatandaşı borç sarmalına sürüklüyor. Özellikle emekliler ve asgari ücretliler, gelirleriyle orantısız şekilde verilen yüksek limitli kredi kartları ve tüketici kredileri nedeniyle ödeme güçlüğü yaşıyor.
Vatandaşın iddiası net:
“Bize para verirken kimse sormuyor, tahsilata gelince boğazımıza sarılıyorlar.”
⚠️ GELİR VAR MI DİYE SORULUYOR, ARAŞTIRMA YOK
Şikâyetlere göre bankalar, kredi tahsisi sırasında gerçek bir gelir araştırması yapmıyor. Telefonla sorulan “başka geliriniz var mı?” sorusuna verilen sözlü beyanlar yeterli kabul ediliyor. Belgelenmeyen bu beyanlar üzerinden on binlerce, hatta yüz binlerce liralık limitler açılıyor.
Uzmanlara göre bu uygulama, sağlıklı risk analizi ilkesine aykırı.
💳 BORÇ ÖDEMEK İÇİN BORÇLANMA DÖNEMİ
Kredi kartı borcunu kapatmak için tüketici kredisi,
tüketici kredisini ödemek için başka bir kredi…
Faizler yükseldikçe borç katlanıyor.
Asgari ödeme sistemi ise borcu eritmek yerine büyütüyor.
Sonuç:
Borç ödenemiyor, icra süreci başlıyor.
⚖️ TAHSİLATTA SERTLİK, VERİRKEN SINIRSIZLIK
Vatandaşların en büyük tepkisi şu noktada yoğunlaşıyor:
Bankalar kredi verirken neredeyse sınırsız davranırken, tahsilat aşamasında son derece sert yöntemler uyguluyor.
-
Avukat yazıları
-
İcra takipleri
-
Maaş ve hesap blokeleri
Borçlu, borcunu ödeyemediği için bir kez daha cezalandırılıyor.
🧨 BU SADECE BİREYSEL DEĞİL, SİSTEMSEL BİR SORUN
Ekonomistler ve hukukçular, yaşananların bireysel hatalardan çok sistemsel bir borçlandırma modeline işaret ettiğini belirtiyor. Geliri belli olan kesimlerin, geri ödeyemeyeceği borçlara sürüklenmesi “finansal tuzak” olarak tanımlanıyor.
Bu noktada gözler denetim makamlarına çevriliyor.
🔴 BDDK’YA AÇIK ÇAĞRI
Bankacılık sistemini denetlemekle görevli olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun;
-
Gelir–limit oranlarını
-
Emeklilere verilen kredi kartı limitlerini
-
Kredi tahsis süreçlerini
etkin biçimde denetlemesi gerektiği vurgulanıyor.
Kamuoyu soruyor:
Bu kadar borçlandırma normal mi?
Yoksa göz göre göre kurulan bir düzen mi?
🔥 SONUÇ
Bu tablo, “vatandaş borcunu ödemiyor” klişesiyle açıklanamaz.
Ortada bir gerçek var:
Bu halk borcunu ödemek istemiyor değil, ödeyemiyor.
Ve bu borç düzeni böyle devam ederse, kredi kartları refah değil, yoksulluğun ertelendiği bir tuzağa dönüşmeye devam edecek.



