CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Cumhurbaşkanlığı ve bu kuruma bağlı kuruluşların bütçe görüşmeleri sırasında, iktidarı ifade ve basın özgürlüğü konularında sert bir şekilde eleştirdi. Bulut, İletişim Başkanlığı’nın Türkiye üzerindeki etkilerine değinerek, “İletişim Başkanlığı’nın Türkiye açısından en kötü tarafı, kaynaklarının devlet imkanları tarafından sağlanmasıdır. Yeni medya düzeninde bu kurum, adeta sarayın propaganda aracı haline dönüşmüştür. Türkiye’de basın özgürlüğünün sınırı, Erdoğan ve iktidarına dokunduğunuz anda sona ermektedir” ifadelerini kullandı.

Devam eden bütçe görüşmelerinde, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, İletişim Başkanlığı’nın kuruluş amacının Türkiye’nin markasını yükseltmek olduğunu, fakat geldiği noktada itibar kaybına uğradığını vurguladı. Bugün geldiğimiz aşamada, bu kurumun, gazetecilerin infazının yapıldığı bir mekanizma haline dönüştüğünü belirten Bulut, bunun da devlet kaynakları ile gerçekleştirildiğini ifade etti. Bulut, devamında “Eğer İletişim Başkanlığı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bir uzantısı olarak çalışmalarını sürdürseydi bu durum bir nebze anlaşılabilirdi. Ancak şu anki durum, bu kurumun resmi devlet kaynakları ile yürütülen bir propaganda aracı olmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Bulut, İletişim Başkanlığı’nın hoşuna gitmeyen tüm kesimlerin, sosyal medyadan basın kuruluşlarına kadar gözaltına alındığını, geçmişteki örneklerde olduğu gibi sabahın erken saatlerinde evlerinden alınarak, baskınlar düzenlendiğini vurguladı. Türkiye’deki basın özgürlüğünün, iktidar ve Erdoğan’a dokunulduğu anda yok olduğunu ifade eden Bulut, bu durumu “Eğer bu sınırı geçerseniz, ne özgürlük ne basın özgürlüğü ne de gazeteci güvenliği kalacaktır” şeklinde özetledi. İktidarın, özellikle son dönemlerde medya kuruluşlarına ve gazetecilere yönelik tehditlerde bulunduğunu belirten Bulut, bu tür uygulamaların da partili cumhurbaşkanlığı sisteminin bir yansıması olduğunu söyledi.

”GAZETECİLERE BİR YILDA 47 YILIN ÜZERİNDE HAPİS CEZASI”

Burhanettin Bulut, bir yıl içerisinde 40’a yakın gazeteciye soruşturma açıldığını, 10 gazetecinin gözaltına alındığını ve 4 gazetecinin tutuklandığını aktardı. Bu süre zarfında, gazetecilere toplamda 47 yılın üzerinde hapis cezası verildiğini belirten Bulut, bu durumun iktidarı eleştirmenin neredeyse imkânsız hale geldiğinin bir göstergesi olduğunu açıkladı. Korku ikliminin hâkim olduğunu ve bu durumun yasal düzenlemeler aracılığıyla ortaya konduğunu kaydeden Bulut, geçtiğimiz dönemde çıkarılan dezenformasyon yasasının asıl amacının yalan yanlış bilgileri engellemek olduğunu ancak uygulamada bunun tersi bir durumun yaşandığını dile getirdi.

”TRT KARA PROPAGANDA YAPAN BİR KURUM HALİNDE”

Bulut, muhalefete karşı kör bir tutum sergileyen Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun (TRT) durumunu da eleştirdi. TRT’nin, kamu kaynaklarını kullanarak muhalefeti