![]()
Alman ilaç ve kimya şirketi Bayer, ABD’de glifosat içeren Roundup adlı yabani ot öldürücüsü ile ilgili açılan bir davayı kaybettikten sonra, bir davacıya tam olarak 2,1 milyar dolar ödemeye mahkum edildi. Bu tazminat tutarı, Roundup ile ilgili davalarda verilen en yüksek miktarlardan biri olarak kayıtlara geçti ve bu karar, Bayer’in Roundup’un kanser oluşumunu tetikleyebileceğine dair iddialarını tekrar gündeme getirdi.
ABD’nin Georgia eyaletinde görülen davada, jüri, Bayer’in Roundup adlı ürününün kanser dahil olmak üzere zararlara yol açtığına karar verdi. Jüri ayrıca, Bayer’in bu ürünün potansiyel riskleri konusunda yeterince bilgi sağlamadığını ve davacıları uyarma yükümlülüğünü yerine getirmediğine de hükmetti. Bu durum, davalı olarak Bayer’in sorumluluğunu ön plana çıkardı ve kararın ardından Bayer’in borsa performansında yüzde 6’dan fazla değer kaybı yaşandı.
Bayer, yaptığı açıklamada, glifosat hakkındaki kanser iddialarını reddetti. Şirket, bilimsel kanıtların ve uluslararası düzenleyici kuruluşların fikir birliğinin jürinin kararına katılmadığını gösterdiğini savundu. Bayer, Georgia eyaletindeki bu son karara da itiraz edeceğini bildirdi. Şirket, genel olarak davalarda verilen tazminatların, orijinal jüri kararlarına kıyasla yüzde 90 oranında azaldığını duyurdu.
Şirket, 2018 yılında ABD’li tarım şirketi Monsanto’yu 63 milyar dolara satın almasının ardından, Roundup’un kanserojen rahatlıkla tartışıldığı davalarda büyük tazminatlardan muzdarip olmaya başladı. Bayer, hâlihazırda Roundup ile ilgili yaklaşık 60 bin dava ile karşı karşıya olduğu bilgisini verdi. Bunun yanı sıra, şirket, 2020’deki anlaşmalarda davacılara toplamda 10,9 milyar dolar ödemeyi taahhüt etmişti. Ancak, bu tazminatlardan bağımsız olarak sayılarının hâlâ oldukça fazla olduğu gözlemlenmektedir ve Bayer bu dosyalar için 5,9 milyar dolar ayırdı.
Öte yandan, 2015 yılında Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), glifosatı kanserojen olarak sınıflandırarak Bayer’in elini daha da zayıflatmıştı. Bayer, bu tür iddialara yanıt olarak, glifosatın güvenli olduğu ve bilimsel verilerle desteklendiğini vurguladı. Ancak, karşılaştığı davalar ve verilen yüksek tazminatlar, şirketin itibarını ciddi şekilde sarstı. Dolayısıyla, Bayer’in bu kapsamda karşılaşacağı yasal zorlukların uzun süre devam edeceği düşünülüyor.
Sonuç olarak, Bayer’in Roundup davasındaki kayıpları, şirketin hukuki ve finansal durumunu zora sokarken, dünya genelinde glifosat tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Şirket, bu durumla başa çıkmak için temyiz sürecine gidecek olsa da, davalardaki yüksek tazminatlar ve devam eden davalar, Bayer’in gelecekteki mali sağlığı üzerinde ağır bir yük oluşturmaya devam ediyor.



