USD43,41
%0.02
EURO52,12
%-0.25
BIST13.106,99
%0
Petrol66,71
%-0.03
GR. ALTIN7.290,28
%0.91
BTC3.865.171,84
%0.01
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Belgin’den Umut Dolu Yeni Şarkı: ‘Ruhuna Bi’ Kadeh Koy’

Belgin’den Umut Dolu Yeni Şarkı: ‘Ruhuna Bi’ Kadeh Koy’

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Belgin, dinleyicilerinin Erkin Koray’dan aşina olduğu “Çöpçüler” parçasını yeniden yorumlayarak “Gece Oldu”, “Zeus Çok Kızgın”, “Kozmos”, “Jüpiter Fırtınası”, “Ayık Olmak İstemem”, “Bu Bir Cinayet” gibi eserlerine “Ruhuna Bi’ Kadeh Koy”u ekledi. Belgin, bu şarkısıyla dinleyicilerine içsel bir hikâye sunmayı ve günlük yaşamın karmaşasında bir umut ışığı yaratmayı amaçlıyor. Şarkı, cesareti, kendine dürüstlüğü ve yeniden başlama arzusunu merkezine alarak etkileyici bir atmosfer oluşturuyor.

Belgin, aynı zamanda şarkının klibinin yönetmenliğini de üstleniyor. Klip, kentsel dönüşüm sürecine girmiş bir evde gerçekleştirilen mimari müdahale ile yaratılan çarpıcı bir mekânda çekildi.

Belgin ile yeni şarkısını ve projelerini detaylı bir şekilde konuştuk.

‘ANLATACAKLARIM VAR’

– Yeni şarkınızdan başlayalım: İlham nereden doğdu?

Aslında bu fikri prodüktörüm Yiğit Keven ortaya attı. “Bir motivasyon şarkısı yapsak ya,” dedi.

Başlangıçta bu fikre şüpheyle yaklaştım çünkü genelde karanlık ögelerden besleniyorum. Aydınlık bir tema işlesem bile, genellikle o karanlıktan geçerek varıyorum.

Fakat sonradan anladım ki şu anki dönemimde tam da böyle bir hikaye var; kendimi yeniden toparladığım, üzerimdeki yükleri bıraktığım bir süreç yaşıyorum. Hayata daha umut veren bir perspektiften bakmaya başladım. Bu nedenle “Evet, anlatacak bir şeylerim var,” dedim. Gördüm ki yakın zamanda ruhumuzu karartan pek çok şey oldu, belki de herkesin kendine bir kadeh kaldırmaya ihtiyacı var.

– Bir umut ışığı arayanlara merhem, diyebilir miyiz?

Evet, kesinlikle. Bazen karamsar hissettiğimiz anlarda, bu şarkıyı açan birinin içindeki küçük bir umut ışığını ateşlemesi benim için harika bir durum olacaktır. Sanatın o bölümünü müzikte daha fazla hissediyorum. Sinemada belki bu kadar belirgin olmuyor ama müzik, anlık bir şey; o an dinliyor ve hemen etki gösteriyor.

– “Korkma sakın yenilmekten/ kırılmaktan, dökülmekten”. Samuel Beckett havası söz konusu. Felsefenin üretimlerinize katkısı nasıl?

Siz ifade edince fark ettim, o gerçekten de var. Felsefe ve mitolojiye her zaman merakım oldu; özellikle varoluşçuluk düşüncesi bana çok şey kazandırıyor. Bu şarkıyı yazarken özel bir felsefi referansım yoktu ama bu düşünce biçiminin belki de bir yerlerde açıktan açığa çıktığını düşünüyorum.

‘FARKLI BİR ANLAM KAZANDI’

– Klibin çekildiği yer, yıkık bir ev. Şarkıyla aranızda nasıl bir bağ var?

Şarkı yeni bitmişti, klip için o an henüz net bir fikrim yoktu. Her şey aslında bir tesadüfle başladı. Bir gün arkadaşım Taylan Mutafoğlu, gerçekleştirdiği bir mimari projeye dair sergi davetiyesini gönderdi. Davetiyedeki görseller beni hemen etkiledi; tanıdık ama alışılmadık bir ruh taşıyan bir mekândı. Sonrasında öğrendim ki orası, Taylan’ın babaannesinin kentsel dönüşüm yüzünden yıkılmak üzere olan eviymiş. O hikaye beni etkiledi. Geçmiş ile bağlantısı, oraya katılan anlam ve mekânın dönüşümü şarkının ruhunu yansıttı.

Çünkü “Ruhuna Bi’ Kadeh Koy” da aslında böyle; ne yaşarsak yaşayalım, kendimize yeniden bir şans vermekle alakalı.

Bir daha var olmayacak bir mekânda son kez bir sahne kurmak çok derin bir duyguydu. Geçmişe, hayata ve kırgınlıklara birlikte kadeh kaldırdık. Şarkı, bu anlamla birlikte daha farklı bir boyut kazandı.

– Yeni şarkınızla birlikte yedi tekliniz ve yeniden yorumladığınız bir eser var. Albüm planlarınız var mı?

Evet, albüm yapma fikri çok uzun zamandır aklımda. Kafamda yavaş yavaş şekillenmeye başladı.

Başarabilirsem bu albümü biraz konseptli olmasını istiyorum; çünkü artık teklilerle bir hikâyeyi parça parça anlatıyoruz. Albümle birlikte o hikayeyi bir bütün halinde sunmak ve farklı müzikal alanlara, alt türlere dokunmak istiyorum.

‘BASKI, MÜCADELE ALANI YARATIYOR’

– Sizin için multidisipliner bir sanatçı desek yanılmayız. Yönetmenlik, oyunculuk, yapımcılık. Müzik, sinema yolculuğunuzun neresinde duruyor?

Müzik gerçekten de hayatıma sonradan dahil olmadı; çocukluğumdan beri hep oradaydı. Babamın albümleri ile müzikle çok erken yaşta tanıştım. Uzun yıllar sinema daha ön planda olsa da, müzik asla uzaklaşmadı.

Klasik gitar ve şan dersleri aldım ama hep sezgisel bir yaklaşımla ilerledim. Zamanla kendi kayıtlarımı yapmaya başladım ve olgunlaştıkça “Artık müziğimi paylaşmalıyım,” dedim. İşte o nokta, müzik için yeni bir ifade arayışımın başladığı zamandı.

– Sinema ile ilgili bir proje yakın zamanda gelecek mi?

Sinemayı çok özledim; artık orada da bir şeyler üretmem gerektiğini hissediyorum. Bu yaz bir uzun metraj senaryo yazdım ve Kasım ayında çekilecek. Yönetmenliğini Biket İlhan yapacak. Bir kasaba hikâyesi, kadın dayanışması üzerine. Aynı zamanda kendi filmim üzerinde de çalışıyorum. İki yıldır aklımda dolaşan bir proje bu. Varoluş, sistem içinde sıkışmışlık ve bireyin yükü üzerine…

Özetle, “Var olmanın dayanılmaz hafifliği”nin zıttını anlatıyor diyebilirim.

– Hafifliği mi? Ağırlığı mı?

Aslında ağırlığı. Tam ters bir okuma gibi, bu hikaye hafifliğin değil, ağırlığın hikayesidir.

– Türkiye’de sanat hiç kolay olmadı; hem maddi hem manevi olarak. Bu yoğun baskı ortamında bir şeyler üretmek sizde nasıl bir his oluşturuyor?

Bazen gerçekten çok zor hissediyorum ama diğer taraftan bu durum beni daha da motive ediyor. Çünkü baskı, bir mücadele alanı yaratıyor. O mücadele isteği, içimde bir yerden geliyor. “Tamam, o zaman daha çok üretmeliyiz,” dediğim anlar oluyor.

Baskıyı geri çekilme nedeni olarak görmüyorum; tam tersine, “Madem bu tür günlerden geçiyoruz, o zaman duruşumuzu sağlamlaştırmalıyız,” diye düşünüyorum.

Son yıllarda, bunun en güçlü ifadesinin üretmek olduğuna inanıyorum. Belki huzurlu bir dönemde olsaydım daha sakin bir şekilde üretim yapardım ama bugünkü üretim bile başlı başına bir direniş biçimidir bence.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Belgin’den Umut Dolu Yeni Şarkı: ‘Ruhuna Bi’ Kadeh Koy’
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Girdap Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!