Son yıllarda, insanlar masraftan kaçınmak amacıyla kendi tamir ve bakım işlerini daha fazla üstlenmeye başladı. Bazıları başarılı olabilirken, çoğu zaman yapılan işten yeterli verim alınamamakta ve işler istenildiği gibi sonuçlanmamaktadır. El sanatkarları arasında da benzer bir durum söz konusudur; yıllar sonra branş değiştirenler, yeni iş alanlarında istenilen verimi yakalayamamaktadır. Bu durum, branşlaşmanın sekteye uğradığını göstermektedir.
Birkaç sene öncesine kadar herkes kendi uzmanlık alanında çalışırken, günümüzde maliyetlerin artması ile birlikte insanlar kendi alanlarının dışındaki işlere yönelmeye başlamıştır. Bu duruma örnek olarak, bir kuaförün fön makinesini tamir etmeye çalışması veya bir marangonun musluğunu tamir etmesi gösterilebilir. Bu durum, oto döşemeci, boya-badanacılık yapmaya, televizyon tamircisi ise duvar ustalığına yönelmeye başlamıştır.
Ancak, tasarruf etmek amacıyla yapılan bu girişimler genellikle başarısızlıkla sonuçlanmakta ve tamir edilmeye çalışılan eşyalar daha da zarar görmektedir. Deneyimsiz kişilerin yarım yamalak yaptığı tamiratlar, trafiğe çıkarken risk oluşturabilmektedir. Ayrıca, uzmanlık ve profesyonel ekipman gerektiren işlerde yapılan tamiratlar genellikle güvenli olmamaktadır. Uzmanlar, mesela aracın tekerleğinin düzgün monte edilmemesi durumunda ciddi trafik kazalarına neden olabileceğini belirtmektedir.
Branş değiştirerek çalışanların tercih ettiği işler genellikle kâr marjı düşük sektörlerdir. Ancak bu durum, iş verimini düşürmektedir. Örneğin, bir çilingirin hiçbir deneyimi olmadan sıvacılık yapmaya kalkışması inşaat sektöründe ciddi sorunlara yol açabilir. Uzmanlar, her işin bir ustalık gerektirdiğini ve deneyim sahibi olunmadan yapılan işlerin güvenilir olmadığını vurgulamaktadır.
Sonuç olarak, tasarruf amacıyla yapılan işlerde ve branş değişikliklerinde dikkatli olunması ve uzman görüşlerinden destek alınması önemlidir. Uzmanlık gerektiren işlerde deneyimsizce hareket etmek, sadece maddi zarar değil, aynı zamanda hayati risklere de yol açabilir.



