Seçim konusunu ele almak için Müyorbir’in merkezinde bir araya geldiğimiz Burhan Şeşen, “Bu kez son” ifadeleriyle dikkat çekti.
Usta sanatçı, Müyorbir’in son 10 yıldaki gelişiminde önemli rol oynayan yönetim kurullarıyla birlikte hareket ettiğini belirterek, “koltuğa yapışmak” istemediğini vurguladı. Her seçim sonrası yeni bir başkan seçildiğini hatırlatan Şeşen, gelecek dönemlerde başka adayları da destekleyebileceğinin altını çizdi.
Şeşen, kuruluş olarak ulusal birlik hedeflerinden uluslararası bir yapıya geçişin kendileri için en büyük amaç olduğunu kaydederek bu alandaki çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
Yeni dönem için yönetim kurulu adayları arasında Burhan Şeşen’in yanı sıra Nükhet Duru, Sümer Ezgü, Onur Akın, Bora Öztoprak, Mehmet Gümüş, Nejat Yavaşoğulları, Nurdan İpek ve Ender Balkır gibi tanınmış isimlerin yer aldığını aktardı. Burhan Şeşen’le geçmiş çalışmalarını ve yaklaşan seçim sürecini değerlendirdik.
‘TELİFLER 10 KAT ARTTI’
– Müyorbir’in en önemli hedeflerinden biri olan konaklama ve eğlence mekanlarının lisanslanması konusunda ne gibi ilerlemeler kaydettiniz?
Bütün müzik meslek birlikleri olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte hareket ederek, konaklama tesislerinin müzik lisansı almasını zorunlu hale getirdik. Bunun dışında gastronomi çatı örgütleriyle de anlaşmalar gerçekleştirdik. Böylece lokanta, kafe ve bar gibi “umumi mahallere” de lisans alma zorunluluğunu getirdik. Bu gelişmeler, geçmişte oldukça düşük seviyede olan telif gelirlerini 10 kat artırmamızı sağladı. Bu başarıyı, diğer meslek birlikleriyle birlikte kurduğumuz federasyon aracılığıyla elde ettik.

SON KEZ ADAY
– Dijital müzik tüketimi ile ilgili çalışmalarınız neler?
Dijital müzik konusu en büyük tartışma başlıklarımız arasında yer alıyor. Önceden yapımcılar, bize sınırlı bir pay vererek dijital alanı takip etmemizi istiyordu. Ancak 2014’ten sonra Müyap dijital ortamda yer almadı ve durumu daha iyi değerlendirme fırsatını kaybettik. Bu alandaki sorunlar sürekli manipüle edildi. Örneğin, son beş dağıtımda 1360 üye dijital ortamdan 50 liranın altında gelir elde etti. Yapımcıların yüzde 10’luk ödemelerle sanatçının haklarını karşıladığını iddia etmesi, gerçekte bir yanlış anlamadan ibaret. Çünkü bu durum, yorumcuların haklarının korunmasıyla ilgili bir konu değil; tamamen bireysel anlaşmalar üzerinden şekilleniyor. Bu sebeple, bu sistemden vazgeçmeyi uygun gördük.
– Seçim yaklaşırken, neden yeniden aday olmaya karar verdiniz?
Bu görev, telif hakları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilişkiler kurma konularında deneyim gerektiren zorlu bir süreç. Seçilmem halinde, bu yıl muhtemelen son görevim olacak. Yaklaşık on yıldır bu alanda çalışıyorum ve artık katkılarımı farklı bir biçimde sağlamak istiyorum. Dijital alandaki gelir artışı, bu kararın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. 2023’te yıllık telif dağıtımımız 29-30 milyon civarındayken, 2024’te bu rakam 89 milyon, 2025’te ise 110 milyona çıktı.
– Gelecek hedefiniz nedir?
Müyorbir’i uluslararası platforma taşımak en büyük hedefimiz. Zira Dünya Yorumcular Meslek Birliği (SCAPR) ve Avrupa Yorumcular Meslek Birliği (AEPO-ARTIS) üyeleri olduk. 12 farklı ülkeyle ikili anlaşmalar gerçekleştirerek, Müyorbir’i ulusal bir yapıdan uluslararası bir meslek birliğine dönüştürmeyi planlıyoruz.
‘MÜZİKAL YAŞAMDAN ÇALIYOR’
– Müyorbir dışındaki projeleriniz nasıl ilerliyor? “Şahları da Vururlar” ve “Hâl ve Gidiş” oyunlarında sahne alıyorsunuz.
Geçtiğimiz günlerde Candan Erçetin ile bir panelde bir araya geldik. Harun Tekin ile de telefon görüşmesi yaptık. İkisi de geçmişte yönetim kurulu üyeliği yapmış isimler. Candan, “Meslek birliği yöneticiliği, müzikal hayattan zaman çalan bir iş” derken, Harun da bana, “Ben yönetim kurulu üyeliğini bıraktıktan sonra stadyumda konser verdim” dedi. Bazen, 3 bin kişinin haklarını takip ederken kendi sanatsal yaşamıma haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Bu görev, ciddi bir zaman ve emek gerektiriyor. Toplantılar, yazılı içerikler oluşturmak ve birçok detayla ilgilenmek oldukça meşakkatli bir süreç.


