“`html

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde önemli açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın gözaltına alınmasıyla ilgili bir konuyu gündeme getirdi. Günaydın, yapılan eylemleri sadece hukuki girişimler olarak değil, aynı zamanda bir “saldırı” olarak nitelendirdi. “Adeta İmamoğlu’na dokunan yanar zihniyeti ile… dirençle, kararlılıkla, adalet, demokrasi ve hukuktan yana olmaya devam edeceğiz,” diyerek muhalefetin kararlılığını vurguladı.
Günaydın, 7539 Sayılı Kanun’un iptali ve yürütmesinin durdurulması için başvuruda bulunduklarını belirtti. Bu yasa ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) şirketlere kayyum atama yetkisinin verildiğini hatırlatarak, bu durumun hukuki doğası hakkında bilgi verdi. “4 Şubat 2025 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle TMSF, şirketlerin kayyım olarak atanmasını öngörüyor,” diyerek bu sürecin, tüzel kişilerin haklarına ne denli etkide bulunacağına dikkat çekti. Bu yetki sayesinde TMSF, şirketlerin genel kurul yetkilerini kullanarak, azınlık hissesi sahiplerinin rızasına ihtiyaç duymadan tasfiye ve satış işlemlerine karar verebiliyor. Günaydın, bunun nereden bakılırsa bakılsın demokrasi ve mülkiyet haklarına büyük bir zarar verdiğini ifade etti.
Ayrıca, ilgili şirketlerin ya da mal varlıklarının tasfiye edilebilmesi için alınan müsadere kararlarının kesinleşmesine gerek olmadığını da vurguladı. Bu kanunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) sadece CHP’nin değil, muhalefetin tüm itirazlarına rağmen geçirilmiş olduğunu söyleyerek, Türkiye’de hiç kimsenin bu durumdan muaf olmadığını dile getirdi. “Eğer muhalif torbasına koyulduysanız, 3 kuşak boyunca biriktirdiğiniz mal varlığınıza TMSF kayyım olarak atanabilir,” diyerek durumu net bir şekilde özetledi. Bu bağlamda, bu kanunun sadece hukukiliği değil, aynı zamanda toplumsal adalet açısından da sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Günaydın konuşmasında ayrıca, protesto hakkını kullanan gençlerin gözaltına alınmasına da değindi. “Bu gençler açıkça kötü muameleye maruz kalmakta,” diyerek gözaltı süreçlerinin ciddiyetine dikkat çekti. Emniyetin uygulamalarını eleştirerek, “Orada 10 metrekare odalarda üst üste, son derece olumsuz koşullarda tutuluyorlar,” ifadesini kullandı. 18-19 yaşındaki çocukların 2911 sayılı yasaya muhalefet gerekçesiyle tutuklanmasının toplumda yarattığı endişeyi de dile getirdi.
Son olarak, Erdoğan’ın geçmişte yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak, bu süreçte yaşananların unutulmamasını istedi. “Erdoğan, ‘Bugün sanık olarak tutuklananlar, ailelerinin yüzüne bakamayacaklar,’ diyordu,” diyerek geçmişte yapılan benzer söylemlerin sonuçlarına dikkat çekti. “O davanın sonunda, Ergenekon’dan geriye büyük bir utanç kaldı,” diyerek tarihten ders alınması gerektiğinin altını çizdi. Günaydın, CHP’nin hem hukuk mücadelesi hem de demokratik haklar adına sonuna kadar direneceğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.
“`


