TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen bir konuşma esnasında Aysu Bankoğlu, iktidar yetkililerinin sürekli olarak “yarınımızın güvencesi” dediği gençlerin birçoğunun evde ya da yurt odalarında hapis gibi bir yaşam sürdüğünü belirtti. Gençlerin, dünyanın en pahalı internetini kullanmak zorunda kalarak sosyal medyada zenginlerin lüks yaşamlarını izlemekle sınırlı bir hayata mahkum edildiğini ifade eden Bankoğlu, bu durumu büyük bir endişeyle dile getirdi. İşte burada, bu sene itibarıyla yaşanan ekonomik zorlukların yansımalarını gösteren önemli bir veri gündeme geldi: Açıklanan meblağların gerisinde kalan gerçek hayattaki durum.

Bankoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Üç bin lira nasıl, iyi para mı?” gibi soruları sorarak gerçeklikten ne kadar uzaklaştığını ve halkın yaşadığı sıkıntılardan bihaber olduğunu vurguladı. Ayrıca, bugünkü ekonomik şartlarda 3 bin liranın günlük 100 liraya denk geldiğini belirterek; bu miktarın öğrencilere hangi ihtiyaçlarını karşılayacak bir yardım sunabileceğini sorguladı. Barınma, ulaşım, yiyecek ve eğitim gibi temel ihtiyaçların artan maliyetlerine dikkat çekerek, “Hangi ara bu paraya ‘iyi’ diyecek kadar vicdanınızı, aklınızı kaybettiniz?” şeklindeki eleştirisiyle iktidara mesaj verdi.

Muhalefet partisi temsilcisi, mevcut ekonomik politikaların bir sonucu olarak, her beş öğrenciden birinin gelecekteki maaşına ipotek konulduğunu öne sürdü. Ekonomik duruma yönelik eleştirilerini sürdüren Bankoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan bütçelerin yanı sıra, tarikat ve cemaatlere aktarılan milyarlık kaynakların, gençlerin eğitimine aktarılmadığını iddia etti. İki yıl boyunca kâr amacı gütmeyen kuruluşlarla ilgili ayrılan 6,3 milyar liranın, topluma nasıl dönüşeceği ana sorunlardan biri olarak öne çıktı. Bu miktarın, yaklaşık 2,1 milyon genç öğrenciye burs olarak verilebileceğini dile getirerek; “Kendi çocukları, torunları yurt dışında en pahalı okullarda bizim vergilerimizle okusun; burada yandaşları akrabaları lüks içinde hayatlarını sosyal medyada paylaşsın. Kendisi, bakanı, bürokratı Saray’da günde 10 milyonu iç etsin.” ifadeleri ile hükümetin gençlere karşı tutumunu eleştirdi.

Sonuç olarak, Aysu Bankoğlu, Türkiye’deki öğrenci bursları üzerine yürütülen tartışmalarda iktidarın siyasi uygulamalarını sorguladı. Gencin geleceğinin ipotek altında olduğunu ve bunun yalnızca sayılarla değil, insan hayatları üzerinde yarattığı etkilerle de gözler önüne serilmesi gerektiğini vurgusa yaptı. Türkiye’nin mevcut durumunu değerlendirirken, sosyal politikaların toplum üzerindeki yükümlülüklerini hatırlatan Bankoğlu, toplumun bu gidişata karşı bir araya gelmesi gerektiğini dile getirerek, siyasi elitlerin ve iktidar sahiplerinin sorumluluklarını unutmamaları çağrısında bulundu.

Muhabir: Cemil Cahit SARAÇOĞLU