“`html
CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’deki fahiş fiyatların asıl sebebinin bir kısım esnaf değil, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 22 yıl boyunca uyguladığı yanlış politikalar olduğunu vurguladı. Gürer, bu durumun sonuçlarının, yem ve gübre fabrikalarının özelleştirilmesinden ithalata bağımlı girdi ürünlerine kadar süregelen hatalı uygulamaların yarattığı birikim olduğunu ifade etti. “İktidarın serbest piyasa ekonomisi, her alanda bir sömürü düzeni olarak uygulanıyor. Çözümün, farklı gerekçelerle kesilen cezalarla sağlanabileceği düşünülüyor. Ancak bu sorunların, kamucu bir anlayışla değil, tüccar bakışıyla aşılamayacağı ortadadır,” dedi.
Fiyat denetimi ve kâr marjı uygulamaları olmaksızın gıda sorunlarının bitmeyeceğine dikkat çeken Gürer, “İthalatta piyasayı dengelemek değil, sadece belli kişilere haksız kazanç sağlamak amacı güdülüyor. Daha fazla üretim sağlamamız gerekiyor,” şeklinde konuştu. Gürer, “Kamucu bir anlayışla yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılıp piyasa denetimlerine geçilmelidir. Fahiş fiyatlar, iktidarın uygulamaları sonucunda oluşuyor. Enerji, akaryakıt, tohum, gübre ve ilaç gibi girdi fiyatlarındaki artış, ilk düğmenin yanlış iliklenmesinden kaynaklanıyor,” dedi.
Ömer Fethi Gürer, “Yemde ve gübrede dışa bağımlılığın sürekli ürün zamlanmasına sebep olduğunu” belirtti. “Tüm girdiler artarken, çiftçiye düşük alım fiyatı ödenmesi çiftçiyi bitiriyor. Ürünleri alan aracılar, son satış noktasına kadar fiyatları dört kez artırıyor,” diye ekledi. Bunun sonucunda vatandaşın alım gücünün azaldığını ve ürün fiyatlarının rafta erişimi engellediğini söyleyen Gürer, “Fahiş fiyatları mevcut sistem yaratıyor ve iktidar bu sorumluluğu üzerindeki yükten kaçınıyor,” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fahiş fiyatlara karşı sürekli tekrarladığı çağrılara da değinen Gürer, “Cumhurbaşkanı, ‘Hayat pahalılığına karşı boykot çağrısı yapmak, pahalı ürün satanları dize getirecek etkili yöntemlerden biridir. Fırsatçılığa karşı en güçlü silahımız, satın almama özgürlüğüdür,’ demiştir,” ifadelerini kullandı.
Esnaflarla bir araya gelen Erdoğan, “Son yıllarda ticaret hayatımızı zehirleyen fırsatçılara aman vermemenizi rica ediyorum. Bu tamahkârlar, etiket oyunları ve fahiş fiyat artışlarıyla vatandaşın cebindeki paraya el uzatıyorlar,” dedi. Cumhurbaşkanının etiket oyunlarına dikkat çektiğine vurgu yapan Gürer, “Eğer biliniyorsa, gereği yapılmalıdır. Mahalle ve çarşıda esnafların, alışveriş merkezleri karşısında daha büyük sorunlar yaşadığı ortadadır,” dedi.
Sözlerine devam eden Gürer, “Tarım Kredi Kooperatifi marketleri, piyasadan daha yüksek fiyatla ürün satıyor. Ayrıca, zincir marketler aracısız üretim yapıyor; bu ürünler de pazarda en az beş kez el değiştiriyor ve aynı etiketle satılıyor. Gerçek sorun, daha fazla üretim yapmak, girdi maliyetlerini düşürmek, hal yasası ve market yasası çıkarmak, belediyelerin kısıtlanan yetkilerini artırmak ve rekabetçi kamu fabrikalarını yeniden oluşturmak gerektiğidir. TMO ve Et-Süt gibi kuruluşların, ithalatçı değil, yerli çiftçiyi destekleyici bir kimliğe bürünmesi gerekir. Fiyat artışlarının önüne geçmek, çağrılarla değil, etkili piyasa denetimi ve düzeni sağlamakla mümkündür,” şeklinde sözlerini tamamladı.
“`


