Geçmişin Gölgesi, Bugünün Betonu: Çerkezköy’de Hesap Vakti Ne Zaman?

Çerkezköy kamuoyunun hafızasında, belediye yönetimiyle ilgili yıllar önce patlak veren ve yaklaşık 150 Milyon TL’lik bir işlem hacminden söz edilen o devasa iddialar hâlâ tazeliğini koruyor. Dönemin yerel ve ulusal basınına yansıyan bu şaibeler, aradan geçen zamana rağmen ne hikmetse bir türlü netleşmedi. Halkı rahatlatan, “Bakın, gerçek budur” dedirten bir açıklama yapılmadığı gibi; iddiaların sahipleri sanki hiçbir şey olmamış gibi elini kolunu sallayarak gezmeye devam ediyor.
Pişkinliğin Bu Kadarına Pes!
İnsan hayret ediyor… Sanki kaybolan 150 Milyon TL değil de, 150 liralık bir otopark fişiymiş gibi sergilenen bu vurdumduymazlık, bu pişkinlik vicdanları yaralıyor. Türkiye’nin dört bir yanında çok daha küçük dosyalarla yargılanan, görevden alınan ve suç ortaklarıyla birlikte mahkumiyet alan belediye başkanları varken; Çerkezköy’de bu “suçlu ama güçlü” profili nasıl bu kadar rahat hareket edebiliyor? Bu dokunulmazlık zırhı nereden geliyor?
150 Milyon TL İle Çerkezköy’de Neler Yapılırdı?
Gelin, “alt tarafı bir rakam” gibi bakılan o parayla bu kentin neleri kaybettiğinin hesabını yapalım:
-
Eğitimde Devrim: En az 6 tam donanımlı modern okul inşa edilir, çocuklarımız ikili eğitim çilesinden kurtulurdu.
-
Sosyal Konut Hamlesi: Dar gelirli 200’den fazla aile, belediye eliyle kira öder gibi ev sahibi olurdu.
-
Kreş ve Gündüz Bakımevleri: Her mahalleye bir kreş açılır, çalışan annelerin sırtındaki büyük yük kalkardı.
-
Ulaşım ve Otopark: Bugün trafikten geçilmeyen merkeze 3 dev katlı otopark yapılır, çile sona ererdi.
Bu para sadece bir rakam değil; Çerkezköy’ün çocuklarının geleceği, annelerin huzuru demekti. Şimdi soruyoruz: Bu devasa kaynak kente hizmet olacağına, kimlerin refahına yakıt oldu?
Müfettişler Neyi Araştırıyor, Dosyalar Neden Uyuyor?
İddiaları araştırmak için gelen müfettişler, aylardır, yıllardır o dosyalarda neyi bulamıyor? Yoksa bu incelemeler sadece “prosedürden” mi ibaret? Devletin denetim mekanizmaları ne zaman somut bir adım atacak? Şunu kimse unutmasın: Tüyü bitmemiş yetimin hakkını devlet kimsede bırakmaz. Adalet mülkün temelidir; o temel sarsılırsa, üzerine diktiğiniz o şaibeli binalar da gün gelir başınıza yıkılır!
Büyük Takip Başladı: RADAR’IMIZIN Altındasınız!
Geçmişin cevapsız soruları, bugünün yükselen “kişiye özel” imar projeleriyle birleşince ortaya çıkan tablo karanlıktır. Bu çerçevede;
-
Belediye meclisinin gece yarısı operasyonu gibi geçen imar kararlarını,
-
Ruhsatla sahadaki uygulama arasındaki “sihirli” farkları,
-
Gasp edilen otopark ve sosyal alanları, Resmî belgeler ve sahadaki fiili durum üzerinden tek tek deşifre edeceğiz.
Son Sözümüzdür: Amacımız kimseyi peşinen suçlamak değil; şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesiyle halkın hakkını korumaktır. Çerkezköy sahipsiz değildir! Suçluların “güçlü” olduğu bu devran elbet dönecek; devletin çarkı yavaş işlese de o tüyü bitmemiş yetimin hakkını mutlaka öğütecektir.
Hesap vereceksiniz! Ya bugün kamuoyu önünde, ya yarın yargı önünde!