USD43,73
%0.19
EURO51,93
%-0.02
BIST14.180,69
%0
Petrol67,63
%0.16
GR. ALTIN7.075,98
%2.56
BTC3.059.336,01
%0.78
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Dini Ahlak ve Siyasetin Çelişkili İlişkisi

Dini Ahlak ve Siyasetin Çelişkili İlişkisi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


İnsanların ahlak anlayışı, felsefi ve dini boyutları ile birlikte değerlendirildiğinde, “varlıkla ve insanlar arasındaki ilişkilerde nasıl davranmamız gerektiğini gösteren değer yargıları bütünü” olarak tanımlanabilir. Bu değer yargıları, insanların doğuştan sahip oldukları özellikler ve yaşadıkları çevre, aldıkları eğitimle sonradan kazandıkları tutum ve davranışları içermektedir. Ahlak, toplumun ortak değerleri içinde yer alan iyi ve güzel olan niteliklerdir. Dinleri araştıran bilim insanları, dinin toplumsal yapı üzerinde olumlu yönleri olduğunu, bireyleri moral açıdan daha yüksek bir düzeyde tutma çabası içinde olduğunu vurgulamaktadır.

Ancak, “dinin emirlerine” göre yaşamını düzenleyen bireylerin bile zaman zaman ahlaki değerlere aykırı davranışlar sergileyebildiği görülmektedir. Bu durumda, çeşitli dönemlerde Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış ve İslami camiada saygın bir konuma sahip olan Dr. Lütfü Doğan, bir insanın dini anlamadığı ya da dini çıkarları için kullandığına dikkat çekmektedir. Bu durum, bireylerin ahlak kurallarına uymadıkları anlamına gelmektedir.

Siyasi faktörler devreye girdiğinde, özellikle yönetim, iktidar ve güç kavramlarının ön plana çıktığı gözlemlenmektedir. Siyasette temsil edilen kesimlerin çıkarları büyük önem taşırken, bu noktada kutsal değerlerin bazen geçersiz kılındığı bir tablo oluşabiliyor. İktidarın sürdürülebilmesi için, bazı kişiler manevi değerleri bir kenara bırakabilmektedir. Siyasi söylemlerde, “dün dündür, bugün bugün” gibi ifadelerle çelişkili davranışlar sergileyen bireyler, insanları ahlaki olarak zayıflatmaktadır.

Siyasetçiler, toplumun liderleri ve önderleri oldukça büyük bir sorumluluğa sahiptir. Davranış biçimleri, giyimleri ve söylemleri ile topluma örnek teşkil etmeleri beklenmektedir. Bilinçli bir şekilde toplumda güzel ahlakı sergilemeleri gereken bu bireylerin, kendi çıkarları uğruna toplumsal yapıyı zedelememeleri son derece önemlidir. Toplumun menfaatlerini gözetmek, onları korumak ve geliştirmek için burada ciddi bir etik duruş sergilemeleri gerekmektedir.

Sonuç itibarıyla, ahlak ile siyaset arasındaki ilişki, bireylerin ve toplumların yaşamlarında oldukça önemli bir yere sahiptir. Düşüncelerin ve davranışların ahlaki bir zemin üzerinde şekillenmesi, sadece bireyler için değil, toplumun genel yapısı için de kritik bir meselenin altını çizmektedir. Bu nedenle, hem dinin olumlu etkilerinin hem de bireylerin ahlaki değerlerine sahip çıkmasının önemi bir kez daha vurgulanmalıdır. Değerlerimize sahip çıkmak ve onları yaşatmak, sadece bireysel çabalarla değil, aynı zamanda toplumsal bir birliktelikle mümkündür.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Dini Ahlak ve Siyasetin Çelişkili İlişkisi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Girdap Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!