Dünya çapında yerinden edilen kişilerin sayısında rekor seviyede artış yaşanıyor. Bu durumu gösteren Ülke İçinde Yerinden Edilme İzleme Merkezi (IDMC) tarafından yayınlanan Ülke İçi Yerinden Edilme Küresel Raporu’nda dikkat çekici veriler paylaşıldı. Buna göre, dünya genelinde 75,9 milyon kişi çeşitli sebeplerle ülke içinde yerinden edilmiş durumda bulunuyor. Bu sayının 68,3 milyonu çatışmalar ve şiddet nedeniyle, 7,7 milyonu ise doğal afetlerin etkisiyle yerlerinden edilmiş durumda.
Rapora göre, 2023 yılında Sudan’da yaşanan iç çatışmaların etkisiyle 6 milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu sayı Ukrayna’dan sonra tek bir ülkede kaydedilen en yüksek sayı oldu. Sudan’da 2023 sonunda ise yerinden edilen kişilerin toplam sayısı 9,1 milyon olarak belirlendi. Ayrıca, Gazze’de son üç ay içerisinde 3,4 milyon kişi yerinden edildi ve dünya genelindeki çatışma kaynaklı yerinden edilmelerin yüzde 17’sini oluşturdu.
IDMC Direktörü Aleksandra Bilak, yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan milyonlarca insanın sadece buzdağının görünen yüzü olduğunu belirtti. Çatışmaların ve şiddetin neden olduğu yerinden edilmelerin son 5 yılda yüzde 49 oranında arttığı ve 22,6 milyon kişiyi etkilediği ifade edildi. Norveç Mülteci Konseyi Genel Sekreteri Jan Egeland ise, çatışmaların milyonlarca ailenin hayatını mahvettiğini ve bu durumun barışın tesis edilememesinden kaynaklandığını dile getirdi.
Doğal afetlerin de etkisiyle 2023 yılında 26,4 milyon kişi yaşadıkları yerden ayrılmak zorunda kaldı. Türkiye ve Suriye’deki depremler nedeniyle ise 4,7 milyon insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Özellikle Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremler, 4 milyondan fazla insanı etkileyerek ülke içinde yerinden edilmiş kişi sayısını 822 bin olarak belirledi.
Sonuç olarak, dünya genelindeki yerinden edilmelerin artış göstermesi ve çeşitli sebeplerle milyonlarca insanın evlerini terk etmek zorunda kalması alarm verici bir durumu işaret ediyor. Hem çatışmaların hem de doğal afetlerin etkisiyle bu insanların hayatlarının yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bu durum, toplumlar arasında barış ve uyum sağlama konusundaki zorlukları da gözler önüne seriyor.



