
5 Mayıs 2023 tarihinde açıklanacak olan nisan ayı enflasyon verileri öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, temel hakların giderek erişilemez hale geldiğine dikkat çekti. Eğitim, barınma ve ulaşım gibi alanlarda yaşanan fiyat artışlarının halkın yaşamını zorlaştırdığını vurgulayan Genç, açıklanacak her düşük enflasyon oranının maaş zamları ve sosyal destekler üzerinde olumsuz bir etki yaratacağını belirtti.
Genç, TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine dayanarak, nisan ayı enflasyonunun açıklandığı gün, bir ay önceki verilerin de hayat pahalılığını net bir biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Yumurtada %82, tavuk etinde %73, kahvede %63 ve şekerlemelerde %74 gibi yüksek artışların yaşandığını dile getirdi. Bu verilerin resmi olarak yayımlandığını belirten Genç, “Makroekonomik verilerle bile hayat pahalılığı artık gizlenemiyor” şeklinde konuştu.
Eğitim alanında da durumu ele alan Genç, özellikle gençler için eğitim bütçesinin önemli bir yük haline geldiğini söyledi. Orta öğretimde %72, öğrenci yurtlarında %53 ve üniversite eğitiminde %108 oranında zam yapıldığını aktaran Genç, eğitim artık bir hak olmaktan çıkıp ayrıcılığa dönüştüğünü belirtti. Ulaşım hizmetleri de benzer oranlarda zamlandı. Demiryolu ile şehir içi yolculuk fiyatları %68, şehirler arası yolculuk fiyatları ise %80 oranında artırıldı. Barınma hakkına da değinen Genç, TÜİK’in açıkladığı gerçek kira artışının %92 olduğunu vurguladı. Memurların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin gelirleriyle bu kiraları karşılamasının neredeyse imkânsız olduğunun altını çizdi.
Genç, TÜİK’in bu oranları kabul etmesinin aslında gerçeği gizlemenin mümkün olmadığını gösterdiğini belirtti. Türkiye’de milyonlarca vatandaşın ay sonunu getiremezken, açıklanan ekonomik verilerin gerçeklikten uzak olduğunu söyledi. 5 Mayıs’ta açıklanacak enflasyon oranlarının yeni bir gerçeklik sunmayacağını, zira bu durumun halkı değil, sermaye gruplarını, yandaş şirketleri ve rantı koruma amacına hizmet ettiğini ifade etti. Her düşük enflasyon verisinin, halkın karşısında düşük maaş zamları ve yetersiz sosyal destekler olarak ortaya çıktığını belirtti.
Sonuç olarak, Genç, Türkiye’deki ekonomik durumu, sokaktaki, pazardaki ve mutfaktaki gerçeklerle karşılaştırarak halkın çıkarlarını koruyacak politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gerçek enflasyonun TÜİK verileri ile değil, vatandaşların gündelik yaşamında hissettiği zorluklarla ölçülmesi gerektiğini savundu. Bu bağlamda, sosyal adaletin sağlanması adına daha kapsamlı ve etkili önlemler alınması gerekliliğine işaret etti.



