
TBMM Genel Kurulu’nda “Türkiye’de yaşayan engelli vatandaşlarımız hakkında sağlıklı politikalarının geliştirilmesine” ilişkin verilen Grup Önerisi üzerinde söz alan CHP Ankara Milletvekili ve Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Dr. Aylin Yaman, engelli nüfus için mevcut durumun son derece olumsuz olduğunu vurguladı.
Dr. Aylin Yaman, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, engelli vatandaşlar için hak temelli bir anlayışın benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi. Özellikle fiziki ve dijital erişilebilirliğin sağlanması, fırsat eşitsizliklerinin giderilmesi gibi konuların önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti. Yaman, Türkiye’nin engelli bireyler için hala yetersiz bir kamu politikası geliştirdiğini ifade etti.
Yaman, engelli nüfusun tam olarak kaç olduğunu bilmediğimizi ve bu nedenle farklı oranlarla durumu değerlendirmek zorunda kaldığımızı söyledi. Şu anki verilere göre, Nüfus ve Konut Araştırması’na göre, Türkiye’de yüzde 6,9 engelli oranı bulunmaktadır ki bu oran, o dönemde yaklaşık 4 milyon 876 bin kişiyi ifade etmektedir. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2014-2019 yılları arasında yapılan sağlık araştırmasına göre nüfusun yaklaşık yüzde 15’inin, yani yaklaşık 12.5 milyon kişinin engelli olduğu saptanmıştır. Aile Bakanlığı’nın verilerine göre ise, engelli sağlık kurulu raporları üzerinden, Türkiye’de yaklaşık 2.5 milyon engelli birey bulunmaktadır. Ancak bu sistem erkek egemen bir yapıdadır ve engellilik durumu kadınları daha fazla etkilemektedir. Yaman, ortalama olarak Türkiye’de 10 milyon engelli bireyin bulunduğunu belirtmiş ve bu durumun yönetilmediğini vurgulamıştır.
Yaman, engelli bireylerin yaşadığı erişilebilirlik sorunlarına da dikkat çekti. Çalıştıkları iş yerlerine ulaşımda maruz kaldıkları engellerin görmezden gelinmesinin yanlış sonuçlar doğuracağını ifade etti. “Temel hedef emekliliği zorlaştırmak değil, istihdamı kolaylaştırmak olmalıdır” diyen Yaman, yalnızca yüzde 3,5 engelli bireyin aylık aldığını, bu durumun yaşam standartları ile bağdaşmadığını ve mevcut engellilik tanımlamalarının bilimsel bir altyapıya dayanmadığını belirtti. Ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2025 hedefleri doğrultusunda daha düşük bir engelli sayısı öngördüğünün altını çizdi.
Kamuda yalnızca 80 bin engelli memurun bulunduğuna, bu sayının da erkeklere kıyasla kadınlar için çok daha düşük olduğunu belirten Yaman, genel nüfus içinde okuma-yazma bilmeyen oranının yüzde 2.4, en az bir engeli olan bireylerde ise bu oranın yüzde 23.3 olduğuna dikkat çekti. Özellikle tek engelli kadınların yüzde 32,4’ünün okuma-yazma bilmediğine dikkat çeken Yaman, özel sektördeki engelli kontenjanlarının genellikle üniversite mezunu engelli talep ettiğini hatırlatarak, engelli bireylerin yükseköğretim okuma oranının çok düşük olduğunu vurguladı. İstihdam sorunlarının en temel konular arasında yer alması gerektiğini ifade eden Yaman, engelli öğretmen ve sağlık çalışanlarının atama beklediğini de dile getirdi.
Ayrıca, Türkiye’de sayısı sadece 106 olan bakım ve rehabilitasyon merkezlerine dikkat çeken Yaman, bu merkezlerin açılması için sosyal hizmet uzmanları ve diğer profesyonel meslek gruplarının atanmasının şart olduğunu belirtti. 2025 yılı için ek bir planlama yapılmadığının altını çizen Yaman, engelli bireylerin ihtiyaçlarının karşılanması için daha fazla çalışma yapılması gerektiğinin önemine vurgu yaptı.


