Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, JW Marriott Otel’de gerçekleştirilen Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu. Törendeki konuşmasında, Türk müteahhitlik sektörünün büyüklüğüne dikkat çekerek, “Firma sayısı itibarıyla Çin’den sonra ikinci sıradayız. Gelir sıralamasına göre ise ilk 8 ülkeden biriyiz” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli gelirle ilgili olarak da tarihi bir veriyi paylaştı: “Milli gelirimiz tarihimizde ilk kez 1,1 trilyon doları aştı. Artık trilyonu konuşuyoruz. Neredeydik, bakın şimdi neredeyiz.” Bu noktada, 2024 Türkiye’sini geçmişle kıyaslayarak, “30-40 yıl öncesinin kalıplarına mahkum etmek ülkemize yapılacak çok büyük bir haksızlıktır” dedi.
Türkiye’nin dünya genelindeki ekonomik ve teknolojik değişimlere uyum sağlamak zorunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Dünya değişirken, biz de kendimizi buna adapte etmek mecburiyetindeyiz” şeklinde konuştu. Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada yeni rotalar keşfetmesinin eleştirilmek yerine takdir edilmesi gereken bir çaba olduğuna dikkat çekti.
Erdoğan, Asya Pasifik ve Hint Okyanusu coğrafyasıyla işbirliğini güçlendirmenin önemine de değindi. “Dünyanın en büyük 5 ekonomisinden 3’ünün bulunduğu bu bölgeyle işbirliğimizi geliştirmekten doğal bir şey olamaz” değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, siyah-beyaz biçimde iki blok arasında seçim yapma zorunluluğu olmayan bir dünyada yaşadıklarına vurgu yaptı.
Yeni Anayasa çalışmalarına dair görüşlerini de paylaşan Erdoğan, Türkiye’nin yüzünün Batı’ya dönük olduğunu ancak Doğu’yla ilişkilerin de önemine işaret etti. “Siviller eliyle yapılmış, tamamen sivil iradenin ürünü bir anayasa, 15 Temmuz gecesi göğsünü tanklara siper eden kahraman milletimize karşı borcumuzdur” şeklinde konuştu.
Anayasanın ilk dört maddesiyle ilgili herhangi bir tartışma olmadığını belirten Erdoğan, Cumhur İttifakı’nın bu konuda bir sıkıntısı bulunmadığını ifade etti. Yeni anayasa sürecinin en geniş toplumsal mutabakatla yürütülmesi gerektiğine inandığını söyleyen Erdoğan, “Milletimizi darbe anayasasından kurtarmak ve Türkiye’nin önünü açmak istiyoruz” dedi.
Siyaset kurumunun yapıcı ve mutedil bir yaklaşım sergilemesi gerektiğine inandığını da sözlerine ekledi. Bu bağlamda, yeni anayasa ile ilgili süreçlerin başarıyla neticelendirilmesi için kararlılık vurgulandı.



