Süper Lig’in 30. haftasında oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçı büyük bir olaya sahne oldu. Fenerbahçe, deplasmanda Trabzonspor’u 3-2 mağlup ederek galibiyetle ayrıldı. Ancak maç sonrası Trabzonsporlu taraftarlar sahaya girerek Fenerbahçeli futbolculara saldırdı. Futbolcular, saldırgan taraftarlar arasından zorlukla soyunma odasına ulaştı.
Maçın ardından yayıncı kuruluşta yorum yapan Ersun Yanal, Trabzonspor’da teknik direktörlük yaptığı dönemde benzer bir olay yaşadığını belirtti. “Trabzon’da daha önce ben de içeri kaçtım” diyen Yanal, kavganın içine girmek istemediğini vurguladı. İki camiada da çalıştığını söyleyen Yanal, “Biri haklılığını kavgayla göstermeye çalışıyorsa ben içeri girerim. Böyle delikanlılık mı olur?” şeklinde konuştu. Oyuncularını güvenliği için içeri gönderdiğini ve kimseye zarar gelmediğini belirten Yanal, “Bu ülkede her şeyin içine ettik” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe’nin Trabzonspor’u mağlup ettiği maçta yaşanan bu olayların futbolun ve sporun ruhuna aykırı olduğu ve kınanması gerektiği ise genel görüş olarak dile getirildi. Taraftarların sahaya girmesi ve oyunculara saldırması, sporun fair-play kurallarına aykırı bir davranış olarak değerlendirildi. Bundan sonra benzer olayların yaşanmaması ve taraftarların her iki takıma da saygı göstermesi gerektiği üzerinde duruldu.
Ersun Yanal’ın maç sonrası yaptığı açıklamalar da tartışma yarattı. Yanal’ın kavganın çözüm yolu olarak görmediği ve kavga edenler arasında bulunmadığı şeklindeki sözleri, futbolda yaşanan şiddet olaylarının nasıl ele alınması gerektiği konusunda düşündürücü bir perspektif sundu. Yanal’ın oyuncularının güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri aldığı ve taraftarların saldırısına engel olduğu da belirtildi.
Sonuç olarak, Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşanan olaylar hem spor kamuoyunu hem de futbol camiasını derinden sarsmış durumda. Taraftarların sahaya girmesi ve şiddet uygulamasının kabul edilemez olduğu ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı. Ersun Yanal’ın açıklamaları da sporcuların ve teknik kadronun nasıl bir pozisyon alması gerektiği konusunda önemli bir referans noktası oluşturdu.



