CHP’li Hikmet Yalım Halıcı, geçtiğimiz günlerde Kartalkaya’da yaşanan ve 78 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facianın sebeplerini tartışmaya açtı. Halıcı, bu trajik olayın ardında yatan ana nedenin devlet kurumlarındaki ihmaller ve liyakatsizlik olduğunu vurguladı. Özellikle bakanların sahip olduğu otel zincirleri ve tur şirketlerinin, kendilerinin denetiminden muaf olduğunu söyleyen Halıcı, denetim işlevinin sağlıklı bir şekilde uygulanmadığının altını çizdi. Halıcı’nın açıklamalarında, “Kültür ve Turizm Bakanı’nın otel zinciri ve tur şirketi olursa, Sağlık Bakanlarının hastaneleri olursa, Ticaret Bakanının işletmesi; eğitim bakanının okulları olursa orada denetim olabilir mi?” ifadeleri dikkat çekti.

Olay yerinin milli parklar bölgesinde yer aldığını belirten Halıcı, otelin yönetiminin Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na bağlı olduğunu ifade etti. Halıcı, denetimle yükümlü olanların kendi otellerini denetlemesinin adaletsizliğine dikkat çekerek, “Denetimi yapacak kişi ve kurumun tamamen bağımsız olması gerekmez mi?” diye sordu. Bu durumun, devletteki denetim mekanizmalarının nasıl işlerlik kazandığını sorgulamak için bir fırsat sunduğu ifade ediliyor.

Facianın sonuçlarını irdeleyen CHP’li Halıcı, yangın, sel veya deprem gibi doğal felaketlerin bir kenara bırakılması gerektiğini ve gerçek sorunların liyakatsizlik, hukuksuzluk ve denetimsizlik olduğu konusunda ısrar etti. Kendisi, yaşanan sorunların temelinde yatan tek adam rejiminin tüm bu olumsuzlukları derinleştirdiğini savunarak, “Bizi yangın, sel, deprem değil; liyakatsizlik, hukuksuzluk, denetimsizlik ve tek adam rejimi öldürüyor,” şeklinde konuştu. Bu ifadeleriyle, mevcut yönetim biçiminin zafiyetlerini ve denetim yetersizliklerini gözler önüne sermeye çalıştı.

Hikmet Yalım Halıcı’nın açıklamaları, Türkiye’deki kamu kurumlarının işleyişine yönelik eleştirilerin yanı sıra, birkaç bakanlığın sahip olduğu çıkar ilişkilerini de sorgulayan bir alt metin taşıyor. Halıcı’nın bu durumları eleştirmesi, son dönemlerdeki pek çok muhalefet temsilcisinin dile getirdiği bir anlayışla örtüşüyor. Devletin denetim mekanizmalarının işlerliğinin sağlanması ve liyakat sisteminin yeniden oluşturulması gerektiği fikri, ülkenin genel yönetim anlayışının yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.

Sonuç olarak, CHP’li Halıcı’nın açıklamaları, hem bu trajik olayın arka planına ışık tutmakta hem de Türkiye’deki yönetim anlayışına dair derin bir sorgulama yapılmasını teşvik etmektedir. Bu tür tartışmalar, ülkenin geleceği açısından oldukça önemli bir hale bürünüyor ve kamuoyunun dikkatini çekmeyi sürdürüyor.

Muhabir: Hatice GÜREL