100 gün boyunca İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik kapsamlı ve yıkıcı saldırılar gerçekleştirdi. İsrail’in Mescid-i Aksa ve Filistinlilerin kutsal değerlerine yönelik saldırılar ve işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü insan hakları ihlallerine karşı Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, Aksa Tufanı adlı kapsamlı bir saldırı başlattı. İsrail ordusu savaş durumu ilan edip Gazze’ye yoğun hava saldırısı başlattı ve Gazze’yi işgal etti.
Saldırılar sonucunda en az 10 bin 400’ü çocuk ve 7 bin 100’ü kadın olmak üzere 24 bin Filistinli öldürüldü ve 60 binden fazla kişi yaralandı. İsrail İzzeddin el-Kassam Tugayları’na karşılık insani yardımların girişini engelledi ve bölgeyi tamamen kuşattı. Batılı ülkelerin çoğu hariç olmak üzere uluslararası toplum, İsrail’in bölgeye gıda, elektrik ve yakıt akışını keserek savaş suçu işlediğini vurguladı.
Saldırıların ardından ABD ve diğer Batılı ülkeler, İsrail’i destekledi ve Gazze’ye daha fazla saldırılar düzenlemesi için uçak gemileri gönderdi. İsrail’in bombardımanları sonucunda 439 bin evden 359 bini tamamen yıkıldı ya da hasar gördü. 2 milyon Gazze sakininden 2 milyon kişi yerinden edildi.
İsrail’in saldırılarına karşı çıkan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 2 milyon 300 bin insanın yaşadığı Gazze’de 2 milyon kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Gazze’de 117 basın çalışanı İsrail tarafından öldürüldü ve her gün en az 1 basın mensubu hayatını kaybetti. Güney Afrika, İsrail’i soykırım suçlamalarıyla Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdı.
Buna rağmen İsrail, saldırılarını sürdürmeye ve Gazze’deki Filistinlileri göçe zorlamaya devam etti. BM’nin en yüksek yargı organı UAD’de açılan dava devam ederken Gazze’de yaşanan acı ve yıkım devam etti. İsrail’in saldırıları nedeniyle Gazze’de yaşayan siviller için yardım çağrılarına rağmen insani ateşkes halen gerçekleşmedi. Gazze’de yaşayan Filistinliler için son 100 gün, 100 yıl gibi geçti ve durum hala belirsizliğini koruyor.


