Hırsızlara Oy Yok! Gelin Canlar Bir Olalım…
Sandığa Gitmeme Çağrısı: Artık Bizi Soyanlara Ve Yalanlara Oy Yok!
Seçim zamanı verilen vaatlerin her biri yalan çıktı. Halk artık kandırılmak istemiyor. “Oy verme, sevme, inanma!” diyen vatandaşlar, sandığa gitmemenin bir halk tokadı olacağını söylüyor.
HABER ÖZEL / ANALİZ
“Bizi kandıranları artık sevmeyeceğiz!”
Her seçim döneminde aynı sahne… Siyasetçiler kürsülere çıkıyor, ağızlarından bal damlıyor. İş, aş, adalet, özgürlük, refah vaatleri… Ama sandıklar kapandığı an her şey unutuluyor. Seçilenler koltuklarına oturuyor, millet ise yine zamla, yoksullukla, adaletsizlikle baş başa bırakılıyor.
Artık bu döngüye isyan eden vatandaşlar, en büyük dersi sandıkta vermeye hazırlanıyor: “Hiçbirine oy yok!”
“Yeter artık!” diyen bazı yurttaşlar, seçim günü sandığa gitmemeyi bir sivil itaatsizlik biçimi olarak değerlendiriyor. Bu görüşe göre, halkı sömüren, yalanla kandıran siyasilere verilecek en ağır tokat, onlara duyulan güvenin tamamen yok olması.
“Bizi yıllarca kandırdılar. Oy verdik, cezalandırıldık. Artık ne seveceğiz ne oy vereceğiz. Sandıkta yokuz!” diyorlar.
Evet, oy kullanmamanın bir cezası olabilir. Ama seçip de yıllarca ekonomik ve sosyal olarak cezalandırılmak mı daha ağır, yoksa bu cezanın bedelini göze almak mı? İşte bu soruyu artık halk soruyor kendine…
Görülüyor ki, toplumda ciddi bir kırılma yaşanıyor. İnsanlar “yalana ortak olmama” refleksiyle hareket ediyor. Bu bir boykot çağrısı değil, bir uyanış çağrısı.
Sokaktan Yansıyan Tepkiler:
-
“Sandığa gidip yalanlara ortak olmayacağım.”
-
“Kime oy verdiysek ya hırsız çıktı ya da beceriksiz.”
-
“Benim oyumla değil, kendi yalanlarıyla yönetsinler bakalım.”



