HABER MERKEZİ – Depremler, modern teknolojinin tüm ilerlemesine rağmen hala önceden, güvenilir bir şekilde tahmin edilemeyen doğal afetlerin başında geliyor. Japonya merkezli yeni bir araştırma ise bu gizemin çözümünde beklenmedik bir kaynağa işaret etti: Güneş.
Japonya’da yayınlanan yeni bir çalışmada, araştırmacılar Güneş patlamaları ile depremler arasında olası bir zamanlama bağlantısı olabileceğini öne sürdü. Çalışmanın başyazarı olan Kyoto Üniversitesi’nden matematikçi Ken Umeno, bu ilişkinin doğrudan enerji aktarımına değil, hassas zamanlamaya dayandığını belirtiyor.
Umeno, Gizmodo’ya yaptığı açıklamada, “Güneş patlamalarının tek başına tektonik stresi yarattığını iddia etmiyoruz. Ancak bir fay hattı zaten kırılma noktasına yakınsa, küçük bir dış etki bile zamanı öne çekebilir” ifadelerini kullandı.
Araştırmada, Dünya’nın kabuğu ile iyonosferin dev bir elektrik devresi gibi çalıştığı varsayılıyor. İyonosfer, Güneş’ten gelen patlamalara karşı oldukça hassas bir yapı ve bu katman, uzman verilerine göre iletişim sistemleri için de kritik öneme sahip.
GÜNEŞ’İN DEPREMLERE ETKİSİ
Güneş patlamaları sırasında iyonosferdeki yüklü parçacıkların hareketi artıyor. Araştırmacılara göre bu durum, elektronların daha alt katmanlara doğru yönelmesine ve yer kabuğundaki elektrik dengesinin bozulmasına yol açabiliyor. Bu dengenin bozulması, kritik seviyede gerilmiş bir fay hattında kırılmayı tetikleyebilir.
Çalışmada, bu modelin 1 Ocak 2024’te Japonya’daki Noto Yarımadası’nda meydana gelen ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği büyük depremle örtüştüğü savunuluyor. Araştırmacılar, bu depremin hemen öncesinde 2023’ün en güçlü Güneş patlamasının yaşandığını hatırlatıyor. Benzer şekilde, Aralık 2025’teki başka bir depremin de güçlü bir X sınıfı Güneş patlamasının ardından geldiği belirtiliyor.
Ancak bilim dünyasında herkes bu görüşe katılmıyor. Maryland Üniversitesi’nden jeofizikçi Nicholas Schmerr, çalışmayı “son derece spekülatif” olarak nitelendirdi. Schmerr, araştırmanın sağlam istatistiksel kanıtlar sunmadığını ve yalnızca bir patlama ile bir deprem arasındaki rastlantıya dayandığını savunuyor.
Benzer şekilde, Rusya Bilimler Akademisi’nden jeofizikçi Victor Novikov, Live Science’a verdiği demeçte, modelin aşırı derecede basitleştirildiğini ve kayaçların elektrik direnci gibi önemli faktörleri göz ardı ettiğini dile getirdi.
NASA’nın Ay’a gidecek Artemis II görevi bir kez daha ertelendi
Yer kabuğunun manyetik yapısına dair bilgiler ise U.S. Geological Survey tarafından da doğrulanıyor. Dünya’nın manyetik alanı, gezegenin çekirdeğindeki erimiş metal hareketlerinden kaynaklanıyor ve bu da kabuğa doğal bir manyetizma kazandırıyor. Ancak uzmanlara göre bu durum, Güneş patlamalarının doğrudan deprem tetiklediğini kanıtlamak için yeterli değil.
Eleştirilere yanıt veren Umeno, çalışmalarının “kesin bir devrim” iddiası taşımadığını vurguladı. Araştırma ekibinin daha geniş kapsamlı veri analizleri planladığını belirten Umeno, eğer anlamlı bir ilişki bulunamazsa hipotezin tamamen terk edileceğini söylüyor.



