
Gürcistan Başbakanı Irakli Kobakhidze’nin, ülkenin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım müzakerelerini 2028’e kadar askıya alması kararının ardından başlayan protestolarda 107 kişi gözaltına alındı.
Gürcistan’da, Başbakan Irakli Kobakhidze’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerini 2028 yılına kadar askıya aldığını duyurmasının ardından büyük bir protesto dalgası ortaya çıktı. Ülkenin başkenti Tiflis’te gerçekleşen protesto gösterileri, kamuoyunda ciddi bir infial yarattı. İlgili karar, birçok Gürcü vatandaşının Avrupa Birliği’ne katılım konusundaki umutlarını sarsarken, bu durum halk arasında büyük bir öfke ile karşılandı.
Protesto sırasında Gürcistan İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan resmi bir açıklamaya göre, eylemlere katılan 107 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Ayrıca, güvenlik güçlerinin eylemlere müdahale esnasında 10 polis memurunun da yaralandığı belirtildi. Bu olay, hem yerel hem de uluslararası kamuoyunda, Gürcistan’ın demokratik süreçleri ve halkın ifadesi özgürlüğü açısından sorgulara yol açtı.
Başbakan Kobakhidze’nin 2028 tarihine kadar müzakereleri askıya aldıktan sonra, Gürcistan halkı, kendilerini temsil eden hükümetine karşı tepkilerini dile getirmek amacıyla sokaklara döküldü. Protestolar, yalnızca Tiflis’le sınırlı kalmayıp, ülkenin diğer şehirlerinde de yankı buldu. Eylemciler, hükümetin kararını geri alması ve Avrupa Birliği ile müzakerelere yeniden başlama talebinde bulundular.
Bu durum, Gürcistan’ın Batı ile olan ilişkileri üzerinde de olumsuz bir etki yaratma potansiyeline sahip. Ülkenin Avrupa Birliği üyelik süreci, uzun yıllardır tartışılan ve birçok ulusal ve uluslararası aktör tarafından desteklenen bir hedef olarak öne çıkmaktaydı. Ancak, mevcut hükümetin bu kararının, ülkenin uluslararası alandaki itibarını zedeleyebileceği endişesi hakim.
Gözaltılar ve yaralanmalarla sonuçlanan protestolar, aynı zamanda Gürcistan’ın iç politikasındaki gerginliği de gözler önüne seriyor. Hükümetin, bu tür büyük ölçekli protestolar karşısında nasıl bir tutum takınacağı ve demokratik haklara saygı gösterip göstermeyeceği, ilerleyen günlerde önemli bir konu olarak değerlendirilecektir. Bu tür olaylar, gelecekteki siyasi gelişmeler açısından kritik bir dönüm noktası olabilir.
Söz konusu olaylar, Demokratik bir toplumda muhalefetin ve vatandaşların haklarının korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır. Gürcistan’ın Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin seyrinin, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde gözlemlenmesi gerekmektedir.


