Türk sanat müziğinin önemli isimlerinden İbrahim Tatlıses ile oğlu Ahmet Tatlıses arasındaki gerginlik, geçen hafta verilen mahkeme kararıyla daha da derinleşti. Mahkeme, Ahmet Tatlıses’in babasını tehdit ettiği iddiasıyla ona uzaklaştırma cezası verdi ve elektronik kelepçe takılmasına karar verdi.
Ahmet Tatlıses, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada, babasıyla uzun bir süredir iletişim kurmadıklarını dile getirdi. “Babamın aldığı karara saygı duyuyorum. Yaklaşık bir yıldır görüşmüyoruz. Ne telefon, ne mesaj, hiçbir iletişimimiz yok. Ben İstanbul’da, o İzmir’de yaşıyor. Yani aramızda fiziksel bir yakınlık bile bulunmuyor. Ancak yine de böyle bir karar alındı, buna da saygı gösteriyorum,” ifadelerini kullandı.

VESAYET DAVASI REDDEDİLDİ
İbrahim Tatlıses’in akıl sağlığına ilişkin oğlu Ahmet Tatlıses tarafından başlatılan vesayet davası da karara bağlandı. Mahkeme, yapılan incelemenin ardından davayı reddetti. İbrahim Tatlıses’in avukatları, sanatçının akıl sağlığının yerinde olduğunu ve kendi işlerini yürütme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Açıklamada, “Yargılama sürecinde Ahmet Tatlıses’in kullandığı küçük düşürücü ifadeler sebebiyle müvekkilimizin kişilik haklarının korunması amacıyla, bir araya gelmemeleri yönünde koruma kararı alınmıştır,” denildi.
“AKIL SAĞLIĞIM TAM, SERVETİMİ SORGULAMAK KİMSENİN HADDİNE DEĞİL”
İbrahim Tatlıses, avukatı aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada basında yer alan bazı haberlerin doğru olmadığını vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Son günlerde bazı basın yayın organlarında müvekkilimiz hakkında gerçeği yansıtmayan haber ve yorumlar yapılmaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir. Müvekkilimiz İbrahim Tatlıses’in akıl sağlığının tam olduğu, kendi işlerini görebildiği ve bakım veya korunma ihtiyacının bulunmadığı tespit edilmiştir. Hayatı boyunca ailesine adanmış, yıllarca emek vererek kendi düzenini kurmuş bir sanatçıdır. Fiil ve tasarruf yetkisi mahkeme kararıyla tam olarak sabit olan müvekkilimizin, çocukluğundan itibaren çalışarak, alın teriyle oluşturduğu serveti sorgulamak ya da kamuoyu önünde tartışmak kimsenin haddine değildir.”


