“İnsanlık Ölmedi Ama Komada”
“Dünya Kalabalık, Vicdan Çorak”
![]()
İnsanlık Alarm Veriyor: Vicdanlar Suskun, Zulüm Büyüyor…
ÖZEL HABER
İnsanlığın Tarifi;
Evet “insan olmanın tarifi” aslında tek bir kalıba sığmaz. Felsefeciler, dinler, şairler, düşünürler yüzyıllardır bunun peşinde. Ama özü şurada gizli:
-
Vicdan sahibi olmak → Güçsüzü ezmemek, haksızlığa ses çıkarmak.
-
Empati kurmak → Karşındakinin acısını, sevincini yüreğinde hissedebilmek.
-
Doğruluk ve dürüstlük → Yalanla değil, hakikatin ağırlığıyla yaşamak.
-
Sevgi ve merhamet → Hem insana hem doğaya hem de tüm canlıya karşı şefkat gösterebilmek.
-
Sorumluluk almak → Hem kendi hayatına hem de topluma karşı görevlerini yerine getirmek.
-
Adalet duygusu → Kim olursa olsun, haklının yanında durabilmek.
Kısacası insan olmak, sadece “insan türünden” gelmek değil; kalbini, aklını ve vicdanını birlikte kullanabilmek.
Dünya nüfusu hızla artarken, “insanlığın” değeri giderek azalıyor. Savaşların, açlığın ve adaletsizliğin gölgesinde milyonlarca insan yaşam mücadelesi verirken, toplumların sessizliği dikkat çekiyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, bugün dünyada her 10 kişiden biri açlık sınırında yaşıyor. Yüz binlerce çocuk, çatışmaların ortasında hayatını kaybediyor. Kadınlar şiddetin hedefi, göçmenler sınırların ötesinde yok sayılıyor.
Uzmanlara göre sorun yalnızca yoksulluk ya da savaş değil; aynı zamanda “vicdanın kaybı”. İnsanların birbirinin acısına karşı duyarsızlaşması, insanlık değerlerinin erimesine yol açıyor.
Sosyologlar, “Bugün yaşanan tablo, tarihin en büyük çürüme dönemlerinden biri” yorumunu yaparken, bazı gözlemciler daha sert bir uyarı dile getiriyor: “İnsanlık ölmedi ama komada.”
Toplumlarda artan bencillik, adalet duygusunun yok olması ve çıkar çatışmaları, geleceğe dair kaygıları büyütüyor. “İnsanlık adına son çağrı” yapılırken, yetkililer ve sivil toplum kuruluşları adalet, merhamet ve dayanışma için harekete geçmeye davet ediliyor.



