İsrail, 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılar sonucunda 24 binden fazla çocuk ve kadının yaşamını yitirmesiyle büyük bir insani felakete sebep oldu. Bu nedenle İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda ‘soykırım’ suçlamasıyla yargılanmaktadır. Gazze Şeridi’ndeki yıkım karşısında ise İsrailli esirlerin geri getirilmesi için hükümete karşı yapılan protestolar devam etmektedir. Her cumartesi günü düzenlenen protestolara on binlerce kişi katılarak Gazze’ye yapılan saldırıların durdurulmasını ve esirlerin geri getirilmesini talep etmektedir.
Tel Aviv, Hayfa, Birüssebi, Batı Kudüs ve Kayserya gibi pek çok farklı noktada hükümet karşıtı gösteriler düzenlenmektedir. Tel Aviv’de toplanan on binlerce İsrailli, hükümetin yargı düzenlemelerine karşı tepki göstermekte ve Netanyahu’nun aleyhine sloganlar atmaktadır. Netanyahu ve hükümetine karşı yapılan eleştiriler, Savunma Bakanlığı binası önünde toplanarak esirlerin geri dönmesi çağrısında bulunan protestocular tarafından da sürdürülmektedir. Protestocular, “Hepsi hemen eve!” ve “Yardım!” sloganları atarak hükümeti eleştirmektedir.
Göstericiler, hükümetin istifasını ve esirlerin geri getirilmesini talep eden sloganlarla Kaplan Caddesi’nden yürüyerek bakanlık binasının önüne gelmiştir. Ancak İsrail polisi, göstericilerin ilerlemesini engellemek için Ayalon Otoyolu’na bariyerler yerleştirerek müdahale etmiştir. Bu müdahale, zaman zaman arbedelere yol açmıştır. Göstericiler, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e hitaben sloganlar atmış ve tepkilerini dile getirmiştir.
Netanyahu’nun evinin önünde yapılan gösterilerde de binlerce İsrailli, hükümetin istifasını talep etmektedir. Netanyahu’nun suçlandığı gösterilerde hükümetin istifasını ve erken seçim talepleri dile getirilmektedir. Benzer şekilde Batı Kudüs’te de binlerce kişi, esirlerin serbest bırakılması ve hükümetin anlaşma yapması talebiyle yürümektedir. İsrailliler, ülkedeki çeşitli noktalarda yolları kapatarak hükümetin politikalarını protesto etmektedir.



