İsrail, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Şifa Hastanesi’ne 7 Ekim tarihinden bu yana düzenlediği 4. baskında 20 kişiyi öldürdü ve 200 kişiyi tutukladı. Gazze’nin kuzey bölgesinde yer alan Şifa Hastanesi, yaklaşık 30 bin kişinin sığınak olarak kullandığı bir alan olarak bilinmektedir. İsrail Savunma Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen baskında, 20 Filistinli öldürülmüş ve 1 İsrail askeri de hayatını kaybetmiştir. Ayrıca, hastanede para ve silah bulunduğu iddia edilmiştir. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, baskın sırasında hastanede çok sayıda ölü ve yaralı bulunmaktadır, hastane avlusunda İsrail tanklarına rastlanmış ve hastanenin özel cerrahi binasına füze atıldığı belirtilmiştir.
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarına karşılık vermek amacıyla 7 Ekim 2023 tarihinde kapsamlı bir saldırı başlatmıştır. İsrail’in 7 Ekim’deki saldırılarında 1200 İsrailli ölmüş ve 5 bin 132 kişi yaralanmıştır. 7 Ekim tarihinden bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlenen saldırılarda en az 13 bin 500’ü çocuk, 9 bini kadın olmak üzere 31 bin 726 Filistinli hayatını kaybetmiş ve 73 bin 792 kişi yaralanmıştır. Bunun yanı sıra, İsrail ordusu tarafından işgal altındaki Gazze’ye düzenlenen saldırılarda 251’i karadan işgal sürecinde olmak üzere toplamda 593 asker ölmüştür.
Çatışmalara ara vermek amacıyla 24 Kasım 2023 tarihinde 4 günlük bir “insani ara” ilan edilmiş ve daha sonra süre 3 gün daha uzatılmıştır. Bu süre zarfında 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmış olsa da, binlerce Filistinli hala hapsedilmektedir. Ayrıca, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaşanan saldırılarda 434 Filistinli hayatını kaybetmiştir. İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim tarihinden bu yana devam eden çatışmalarda ise birçok kayıp yaşanmıştır.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları hala devam etmekte olup, bu süreçte birçok masum insanın hayatını kaybettiği ve yaralandığı görülmektedir. Bu saldırılar sadece insan yaşamına değil, hastane ve eğitim kurumları gibi sivil altyapılara da zarar vermektedir. Bu durum, uluslararası toplumda endişe ve tepkilere sebep olmaktadır.


