Batsın Bu Dünya!
İslam Dünyası Uyuyor mu, Yoksa Uyutuluyor mu?

Orta Doğu yanıyor.
Önce Irak’ı parçaladılar.
Sonra Suriye’yi kana buladılar.
Filistin’i yıllardır dünyanın gözü önünde boğuyorlar.
Şimdi sıra İran’da.
Her seferinde aynı senaryo.
Önce bir bahane bulunuyor.
“Demokrasi getireceğiz” diyorlar.
“Kimyasal silah var” diyorlar.
“Terör var” diyorlar.
“Rejim tehlikeli” diyorlar.
Sonra uçaklar kalkıyor, füzeler yağmur gibi yağıyor.
Ölen kim?
Yine çocuklar…
Yine kadınlar…
Yine masum insanlar…
Ve bütün bunlar olurken İslam dünyası ne yapıyor?
Seyrediyor.
Evet, yanlış duymadınız…
Koskoca İslam dünyası sadece seyrediyor.
Ramazan ayında bile insanlar bombalar altında iftar açmaya çalışıyor. Çocuklar sığınaklarda büyüyor. Anneler enkazların altında evlatlarını arıyor.
Ama meydanlarda nutuk atan liderlerden ses yok.
Hani “Dünya beşten büyüktü”?
Hani İslam dünyası güçlüydü?
Hani birlik vardı?
Nerede o sözler?
Bugün Körfez’e bakın…
Dünyanın en büyük askeri güçleri orada.
Savaş gemileri orada.
Üsler orada.
Ordular orada.
Peki kim sordu onlara:
“Siz bizim coğrafyamızda ne arıyorsunuz?”
Kimse.
Çünkü yıllardır bu coğrafya parayla, anlaşmalarla ve siyasi oyunlarla adım adım teslim edildi.
Topraklar satıldı.
Üsler verildi.
Kapılar açıldı.
Ve şimdi herkes şaşkın.
Oysa bu plan dün yapılmadı.
Bu plan kırk yıl önce başladı.
Bugün İran’a düşen bombalar sadece İran’ın sorunu değildir. Bu coğrafyanın tamamını ilgilendirir.
Ama bazıları hâlâ şu zihniyette:
“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.”
Yanılıyorsunuz.
O yılanın zehri herkese yetecek kadar güçlü.
Bugün İran…
Yarın başka bir ülke…
Sonra belki Türkiye…
Belki başka bir Müslüman ülke…
Peki o zaman ne yapacaksınız?
Bugün susanlar, yarın kendi şehirleri bombalandığında kimi suçlayacak?
Birleşik Arap Emirlikleri…
Suudi Arabistan…
Pakistan…
Türkiye…
Türk dünyası…
Herkese soruyorum:
Diliniz nereye kaçtı?
Yoksa bu oyunun bir parçası mı oldunuz?
Tarih boyunca büyük felaketler iki nedenle büyümüştür:
Kötülerin cesareti…
İyilerin sessizliği…
Bugün Orta Doğu’da olan tam olarak budur.
Ve şunu herkes bilsin:
Tarih, zulüm yapanları da yazacak…
Ama zulme sessiz kalanları da affetmeyecek.
