Filler Tepişiyor, İnsanlık Eziliyor: Bu Filimi Kim Durduracak?

Hakikaten bu dünyada kimin neyin peşinde olduğunu kimse bilmiyorsa, ben de bu mesleği hiç yapmıyorum demektir. Dile kolay; tam on bir gün oldu. Mesleğim icabı günde on sekiz saat haber ajanslarını tarıyor, dünya medyasını mercek altına alıyorum. Gördüğüm tablo tam bir fiyasko, tam bir akıl tutulması!
Bu savaşta kim kimi neden vuruyor, o füzeler havada neden fuzuli yere uçuşuyor, kimin füzesi kimi vuruyor kimse bilmiyor. Teknoloji çağındayız diyoruz; bir düğmeyle rampaları ateşleyen ülkeler, o rampaları kimlerin yönettiğini bile açıklayamıyor.
40 Yıllık Planın Ramazan Atağı
ABD ve İsrail’in kırk yıllık o meşhur planı, tam da İslam aleminin mübarek Ramazan ayında atağa geçti. Neydi bu plan? Vadedilmiş topraklar! Önce haritalar çizildi, dünyaya servis edildi; Irak susturuldu, Suriye dağıtıldı, sıra Filistin’e geldi. En son “en güçlü rakip İran” dediler ve ABD tüm askeri gücünü Körfez’e yığdı. Amaç belli: Büyük Orta Doğu Projesi’ni (BOP) tamamlamak ve İslam ülkelerini teslim almak.
Evdeki Hesap Çarşıya Uymadı
Peki ne oldu? İran’da rejim tartışmaları, nükleer bahanesi derken aniden füzeler yağmaya başladı. Savaşı başlatan İsrail’di; ama Trump denen o “Mister” çıkıp, “Ben bitti demeden bitmez” diyerek racon kesti. ABD büyük devlet ya, ne isterse o olacak sanıyorlar!
Şimdi bakıyoruz, savaşın 11. gününde ABD “İran ile görüşmeye hazırım” ayakları yapıyor. Neden? Çünkü sert kayaya çarptılar. Evdeki hesap çarşıya uymadı. “Batağa saplanıyoruz” korkusu sardı paçalarını.
Deccal Nerede, Figüranlar Nerede?
Peki, o Netanyahu denen deccal nerede? Ortada yok! Karısı, çocuğu başka ülkelerde sefa sürerken, o insanları ölüme sürüklüyor. İşin en acı tarafı ise belirsizlik. Topraklarımıza füze düşüyor, İran “ben atmadım” diyor. Kim attı o zaman? Uzaylılar mı gönderdi?
Şu anki savaşlar da bir garip; havai fişek atar gibi füzeler havada imha ediliyor, bir tanesi yakalanmayınca ortalık toz duman… Bizim duayen savaş muhabirleri de otellerin çatısına çıkmış, ellerinde telefon; “Bakın şurada ışık çıktı, şimdi siren çaldı” diye film anlatır gibi savaş anlatıyorlar. İnanın ağlanacak halimize gülüyorum.
Kanlı Bayramın Gölgesinde
ABD’nin gücü hikaye, İsrail ve Yahudiler sığınaklarda fare gibi yaşıyor, dünya basını çatılarda şov yapıyor. Biz de burada, Girdap Haber olarak tüm bu gelişmeleri sizlere aktarmaya çalışıyoruz.
Eğer İran bunca çocuk ve insan toprağa verilmişken, gidip ABD ile masaya oturursa yazıklar olsun! Bu gerçekleri bildiği halde susan İslam ülkeleri liderlerine de ayrıca yazıklar olsun; bir deccalı ortadan kaldıramadılar. “Mehdi gelecek, dur diyecek” dedik, o da gelmediğine göre anlaşılan bu filmi “SON” yazana kadar izleyeceğiz.
Mübarek Ramazan ayı kanlı bir bayram sabahına uyanıyor. Böyle bir dünya olacaksa hiç olmasın daha iyi. Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı, bu buruklukla kutluyorum.
Haluk GİRTİ
