Dünya Namlunun Ucunda: Mübarek Ramazan’da Kıyamet Provası Başladı!

“Dünya düzelir mi?” diye kendi kendime sormuştum ya; cevabı bugün İran’dan yükselen dumanlarda, İsrail’in ateşlediği füzelerde ve masumların çığlıklarında saklı. Mübarek Ramazan ayındayız. Barışın, kardeşliğin ve arınmanın ayı olması gereken bu mukaddes vakitlerde, insanlık tarihinin en karanlık, en bencil ve en kanlı sahnelerinden birine tüm İslam alemi olarak tanıklık ediyoruz.
Kutsala Saygı Kalmadı, İnsanlık Öldü! İsrail’in İran’ın kalbi sayılan Cumhurbaşkanlığı yerleşkesini vurması, sadece askeri bir operasyon değildir. Bu, “Ben kural tanımam, ben hukuk tanımam, ben kutsal tanımam” demektir. Dünyayı yöneten o korkunç egoların, petrol savaşları ve güç hırsları uğruna neleri feda edebileceğinin en somut, en acı kanıtıdır.
“Bu bencillik, bu ego savaşları neden?” diye sorduğumda… İşte cevabı: Birileri kendilerine yeni yaşam alanları açmak, haritaları yeniden çizmek için garipleri, masumları ve koca bir coğrafyayı ateşe atmaktan çekinmiyor. Allah korkusunun yerini güç zehirlenmesi, vicdanın yerini ise stratejik hesaplar almış durumda.
Filler Tepişiyor, Dünya Yanıyor! Biz burada kendi içimizde imar yolsuzluklarını, küçük hesapları tartışırken; tepemizdeki o devasa filler dünyayı bir 3. Dünya Savaşı’nın eşiğine getirdi. İran’ın kalbine düşen her bomba, aslında tüm insanlığın huzuruna, geleceğine ve umuduna düşmüştür. Bu ateşin nerede söneceğini kimse bilmiyor ama kimlerin yanacağı çok belli: Yine o garip insanlar, yine o senin deyiminle “ezilen çimler”…
Kıyametin Ayak Sesleri Değil, Gürültüsü! Ben “kıyametin ayak sesleri yaklaşıyor” demiştim. Yanılmışım; kıyamet artık kapıyı çalmıyor, kapıyı kırıp içeri giriyor. İnsanların insanlığı unutup adeta şeytanlaştığı, acıma duygusunu kaybettiği bu düzende, barış rüzgarlarının esmesini beklemek artık bir hayalden öteye geçmiyor.
Maneviyatın bittiği, dinden imandan uzaklaşan nesillerin yetiştiği bu kaos ortamında, herkes kendi kalesine çekilmiş bekliyor. Ama unutmayın; bu yangın sadece düştüğü yeri değil, sessiz kalan herkesi yakacak.
GİRDAP ANLIK olarak biz, bu karanlık tabloyu tüm çıplaklığıyla haykırmaya devam edeceğiz. Çünkü susmak, bu zulme ortak olmaktır.
Dünya namlunun ucunda, insanlık ise uçurumun kenarında. Bakalım bu “ego savaşı” daha kaç masumun kanıyla beslenecek?
