Milleti açken tok yatanlara yazıklar olsun!

Hakikaten Yeter Artık! Bu zulüm bu millete revamı?
Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste!
Bugün birileri saraylarda saltanat sürerken, bu ülkenin temel taşı olan emekli; market rafları arasında, pazar artıklarının gölgesinde hayatta kalma savaşı veriyor. Yahu ayıptır, günahtır! Hiçbir şeyden korkmuyorsanız, bari o her fırsatta adını andığınız Allah’tan korkun! Bu milletin emeklisiyle alıp veremediğiniz nedir?
Ömrünü Bu Vatana Vermiş İnsanlara Çin İşkencesi!
Bir ömür boyu dirsek çürütmüş, ter dökmüş, bu vatanın her bir tuğlasında emeği olan milyonlarca insan; yaşlılığında huzur bulmayı umarken, bugün “açlık sınırı” denilen o utanç duvarının altında eziliyor. Ne kirasını ödeyebiliyor, ne karnını doyurabiliyor, ne de insan gibi yaşayabiliyor. Bu insanların bu hale düşmesinin müsebbibi kim? Bu zulmün sorumluları neden sağır, neden kör?
Elin İnsanı Tok, Bizim Emekli Aç!
Sayın Reis, buradan sormak boynumuzun borcu: Milletin açken, emeklin başka ülkelerin insanlarını koruyup kollaman ne anlama geliyor? Kendi evladın sofrada ekmek bulamazken, komşunun sofrasını donatmak hangi vicdana sığar? Senin insanın açken, senin tok gezmen, ihtişam içinde yaşaman Allah’tan reva mı? Dünya emeklisi gezip tozarken, tatil planları yaparken; bizim emeklimiz bayramda torununa vereceği harçlığın utancıyla evine kapanıyorsa, bu sizin eserinizdir!
Saltanat Sürenlere Yazıklar Olsun!
Bu milletin sırtından geçinip, bu milletin sayesinde o koltuklarda oturup, sonra da o millete sırtını dönenlere yazıklar olsun. Emekliyi bir imza için günlerce, aylarca kapılarda bekletmek, o üç kuruşluk zam farkını bile bir lütuf gibi sunmak insanlık onuruna aykırıdır.
Bataklığı Kurutun Dedik, Siz Emekliyi Kuruttunuz!
Duyun artık bu feryadı! Emeklinin ne sesi duyuluyor ne yoksulluğuna çare aranıyor. Sadece seçim zamanı hatırlanan bir “oy deposu” değil, bu ülkenin asıl sahipleridir emekliler. Bu bataklık böyle gitmez. Bu milletin ahı böyle bitmez, bu millete bu zulmü yapanların iki yakası bu dünyada bir araya gelse de öbür dünyada bu kadar ahın hesabı muhakkak sorulacaktır.
HAKİKATEN YETER ARTIK ! Ya bu insanın hakkını verin ya da o koltuklarda adalet ismini ağzınıza almayın. Bu millete devletin başında ki reis lakabını üstlenen cumhurun başından umudunu kesti, şimdi devletinin kırmızı bültenle aradığı ve ülkesine gelmesi engellenen Sedat Peker isimli reislerinden yardım ve destek bekliyor. Kısacası devletin milletine veremediğini ve muhtaç ettiklerini vatanından uzakta olanlar vermeye devam ediyor. Sonrada biz büyük devletiz, kabile değiliz sözleri havalarda dolaşıyor.
Ben bu ülkenin bir emekli vatandaşı olarak bizzat tüm bu yaşadıklarımdan dolayı ülkemden ve ülkeyi yönetenlerden nefret ediyorum.
Yazıklar Olsun!

TIKLA DİNLE