Ekranda Turizmin Hakkını Veren Bir İş: Gezi Rehberi…

Türkiye’de turizm konuşmayı çok severiz…
Ama iş, turizmi dünyaya doğru anlatmaya gelince, ortada pek kimseyi göremeyiz.
Açık konuşalım…
Her önüne kamera alan “turizm programı” yaptığını sanıyor.
Oysa turizm tanıtımı; bilgi ister, vizyon ister, en önemlisi de samimiyet ister.
İşte bu yüzden bazı işler diğerlerinden ayrılır.
Gazeteci-Yazar ve Yapımcı İbrahim Ayaz’ın hazırlayıp sunduğu Gezi Rehberi, tam da bu ayrımı yapan işlerden biri.
Bu programı önemli kılan sadece bir ekran işi olması değil…
Türkiye’yi anlatma biçimi.
55 ülkede yayınlanmak öyle kolay bir iş değil.
Hele ki turizm gibi rekabetin sert olduğu bir alanda…
Ama asıl mesele şu:
Bu program, Türkiye’yi pazarlamıyor… Türkiye’yi anlatıyor.
Arada büyük fark var.
Bugün Avrupa’da yaşayan milyonlarca gurbetçi, memleket hasretini sadece telefon ekranlarından değil, bu tür programlarla gideriyor.
Bir sahil görüntüsü, bir otel detayı, bir şehir hikâyesi…
Hepsi aslında birer bağ kurma aracı.

Euro D,
ATV,
TV8,
Star TV gibi kanallarda yayınlanmak da zaten bu işin ciddiyetini ortaya koyuyor.
Şunu da söylemek lazım:
Turizm sektörü artık eski yöntemlerle yürümüyor.
Broşür devri bitti.
Artık hikâye anlatan kazanıyor.
Ve “Gezi Rehberi”, tam olarak bunu yapıyor.
Abartmadan…
Şişirmeden…
Gerçek neyse onu göstererek…
Belki de bu yüzden izleniyor.
Son söz:
Türkiye’nin turizm potansiyeli tartışılmaz.
Ama bu potansiyeli doğru anlatan iş sayısı hâlâ çok az.
“Gezi Rehberi”, bu azınlığın içinde yer alıyor.
Ve açık söylemek gerekirse…
Böyle işlere bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.
