USD43,73
%0.19
EURO51,93
%-0.02
BIST14.180,69
%0
Petrol67,63
%0.16
GR. ALTIN7.075,98
%2.56
BTC3.055.890,86
%0.66
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Haluk GİRTİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yeni Gelmedim, Geri Geldim…

Yeni Gelmedim, Geri Geldim…

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Pes Etmek Yok!

“Gidemedim, Çünkü Susmak İhanet Olacaktı”

Gitmeye niyet ettim ama sustuğum her gün içimdeki isyan büyüdü.
Kalemimi bırakmıştım ama okurların sesi kulağımda çınladı:
“Sen susarsan kim konuşacak?”

Binlerce mail aldım son yazımdan sonra, bazı dostlarımı beni bizzat telefonla arayarak saatlerce sitem etti, ne çabuk pes ettin, hani sloganımız Gerçeğin Peşindeyiz diye yola çıkmıştık yıllar önce Girdap Haber ile birlikte. senin gibi bu sistemin içinde olan ve her şeyi bilen biri neden geri vitese taktı, hani sen cesurdun, hani sen halkın sesiydin diye diye beynimi yediler, demek ki hakikaten millet benim yazdıklarımdan güç alıyormuş bir anda onu anladım ve bundan sonra yoruldum ayaklarını bir kenara atıp ölümüne devam kararı aldım dostlarım.

Kısacası ben geri dönmedim… Çünkü köşem halen yerindeydi… Aslında hiç gitmedim!
Çünkü bu ülkenin gerçeklerini yazmak, namuslu bir vicdanın borcudur.
Şimdi yeniden, daha gür bir sesle, daha dik bir duruşla buradayım.
Kaldığımız yerden değil, düştüğümüz yerden başlıyoruz.

Türkiye’de ekonomi öyle bir hâle geldi ki, artık sadece dar gelirliyi değil, zengini bile vuruyor. Küçük büyük fark etmiyor, her esnaf nefes almakta zorlanıyor. Kimi kepenk kapatıyor, kimi iflasın eşiğinde. Bazıları ise son umutla konkordato ilan etmiş durumda. Ama hepsinin ortak noktası: Batmakta olan bir ülkede hayatta kalma savaşı vermek.

Halk desen zaten bitik. Artık dışarıda yemek yemek bile bir lüks oldu. Eskiden insanlar ailece dışarıda bir gün geçirebilirken, şimdi o günü evde geçirmek zorunda. Çünkü cebindeki para ya kiraya yetiyor ya mutfağa… Eğlenmek mi? O kelime sözlükten silindi çoktan.

Emekli zaten yaşamıyor, sürünüyor. Çiftçi yok edilmiş durumda. Memur kesimi sessiz ama öfkeli. “İşimden olurum, bu geliri de kaybederim” korkusuyla parmağını kıpırdatamıyor. Ülkede herkes diken üstünde, ama kimse konuşamıyor.

Peki ülkeyi yönetenler? Onların dünyasında kriz yok. Onların lügatında “tasarruf” kelimesi yok. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında. Konvoylar, saraylar, uçaklar, milyonluk ihaleler, üçer beşer maaşlı danışmanlar… Kriz, onların sadece televizyonlarda ağzına aldığı bir kelime. Gerçeklikten uzaktalar.

Döviz kurları almış başını gitmiş, dış borçlar dağ gibi. Ama bu tabloya rağmen hâlâ “Biz ekonomiyi uçurduk” masalını anlatıyorlar. Hangi uçağa bindiniz de bizi göremediniz oradan?

Ülkede gün geçmiyor ki yeni bir skandal patlamasın. Sahte diplomalar, örtbas edilen yolsuzluklar, kaybolan milyonlar… Bu düzenin kazananı hep aynı: hırsızlar, yalancılar, arsızlar. Kaybeden yine halk, yine temiz insanlar.

Hatırlıyor musunuz, yıllar önce bir müteahhit bozuntusu “Bu milletin amına koyacağız” demişti. İşte tam dediği oldu! O sözü koca bir millete yapılmış en büyük hakaretti ama hesabı sorulmadı. Hâlâ da sorulmuyor.

Peki bu hep böyle mi sürecek? Bu halk daha ne kadar susacak? Daha ne kadar sinecek? Artık milletin bir karar verme zamanı geldi de geçiyor. Ne muhalefete güven var, ne iktidara. Hangi parti gelse aynı yalan, aynı tiyatro…

Devleti halk için değil, kendileri ve yandaşları için yöneten bir yapı hâkim. Sonra da sözde “dış güçler” masalıyla halkı kandırmaya devam ediyorlar. Oysa dış güç falan yok! Asıl tehlike içimizde, en tepedekilerde.

Artık bu ülkenin gerçek gazetecilere, susmayan kalemlere, korkmayan seslere ihtiyacı var.
Ben bu yüzden geri dönmedim.
Ben bu yüzden hiç gitmedim.

Ve şimdi daha kararlı bir sesle soruyorum:
Bu düzen ne zaman yıkılacak?
Bu halk ne zaman uyanacak?
Ve bu karanlık ne zaman sona erecek?

Haluk GİRTİ

Yeni Gelmedim, Geri Geldim…
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Girdap Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!