
Deve kuşu gibi kafasını gömünce, mabadının görünmediğini zanneden siyaset arkasına saklanan sapıklar. Manzaralı Dosyalar, Tozlu Hayatlar
Bu ülkede artık sabahları horoz değil, operasyon haberi uyandırıyor. Gün doğmadan kapılar çalınıyor; kimi şaşkın, kimi hazır, kimi zaten sabaha karşı “yaratıcı süreçte”.
Jandarma sahada… Sessiz, net, tabelasız.
Bazıları hâlâ zannediyor ki ün bir kalkan, Boğaz manzarası da dokunulmazlık belgesi. Oysa manzara sadece fotoğrafta güzel, tutanakta hiç estetik durmuyor.
Bir bakıyorsun; toplum önünde “bilinç”, “farkındalık”, “özgür ruh” diye dolaşanlar, özel hayatında kimyaya fazla meraklı. Meğer bazıları sanatını ruhuyla değil, laboratuvarla icra ediyormuş. İlham perisi sandıklarımızın burun delikleri bayağı çalışkanmış.
Olayın en ironik kısmı şu:
Yakalananlar şokta değil. Toplum şokta.
“Yok canım, o yapmaz.”
Niye yapmasın? Rol yeteneği olan ahlakı da oynuyor zaten. Biz karakter zannediyoruz, meğer karakter çözümlemesiymiş.
Adresler ilginç…
Operasyon taşrada, sonuç merkezde.
Dosya sade, konaklama manzaralı.
Oralar artık otel değil; geçici konfor alanı. Manzara var, sorumluluk yok. Kahve sıcak, hukuk soğuk.
Toplum refleksi desen evlere şenlik.
Dün yere göğe sığdıramayanlar bugün “zaten hissediyordum” modunda.
Bizde herkes olaydan sonra uzman. Olaydan önceyse hayran.
Kimse sormuyor:
“Bu iş nasıl bu hale geldi?”
Çünkü zor soru.
Onun yerine “kimle yakalandı?”yı konuşuyoruz.
Sorun sistem değil, story.
En komiği ne biliyor musun Dayı?
Hâlâ “sanat ayrı, özel hayat ayrı” diye savunanlar var.
Doğru.
Ama suç da ayrı, şov da ayrı.
Mahkeme salonu galeri değil, dosya da senaryo değil.
Velhasıl…
Bu ülkede herkes özgür ruh ama kimse bedel ödemeye özgür değil.
Ün sis, manzara aldatıcı, toz geçici…
Ama devletin sabah 05.30 refleksi gayet kalıcı.
Son söz mü?
Bazıları hayatı yüksekten yaşıyor sanıyordu…
Meğer sadece yükseğe çıkıyormuş, düşüş herkese aynı sertlikte.
Dip notumuza gelelim; Siz siz olun, sizi seven insanı üzmeyin. Ahını almayın. Başınıza sarmayın. Hatta direnirken de gülümsemeyi bırakmayın. Rabbim ben ve alayınızın hayatında ki tüm eksiklikleri tez zamanda doldursun. Saygı ve hürmetle büyük küçük demeden alayınızın ellerinden öperim…
“Okuyucular üzülmesin, çünkü; Bozkurtlar dirilecektir.”
Evet unutmadan; Cesaret Bulaşıcıdır…
10 kuruşluk pul ve imza…