
Sarı gelini elde edemeyince, nenesinin ölümünü isteyerek çirkefleşen, söz yazarı gibi hissediyorum kendimi bugün. Karışık duygular içindeyim. Bilin istedim.
Toplanın unutmadan kutlama yapcem, sonra ben yoktum, yok ben duymadım, yok yan yattı, yok çamura battı olmasın lütfen. Öncelikle yedi ceddinizin, Kandil, Ramazan, Kurban, 23 Nisan, 19 Mayıs, Urfa’nın kurtuluşu, 30 Ağustos, 29 Ekim, doğum günü, babalar ve anneler günü, Çanakkale Zaferi, Sivas kongresi, Hatay’ın kabulü, Malatya’nın kaysı festivali, cemrenin düşmesi, pancar sokumu, Mart dokuzu, salça kaynatma, pekmez kaynatma ve her ne kadar önemli gününüz varsa minareden atlar şimdiden kutlarım. Daha sonra vay efendim bana mesaj atmadın, aramadın, sormadın dememeniz dilegiyle, öptüm kib bay…
Vakit tek yönlüdür. Akıntıya direnmenin lüzumu yoktur. Hedefe sapmadan devam etmek gerekir.
Vizyon çok farklı bir şeydir.
Satın alamazsın.
Özenemezsin, taklit edemezsin.
Çünkü vizyon bir duruştur, bir bakış açısıdır.
Markayla değil, zihinle ilgilidir.
Yahudi asıllı Abd dış işleri eski bakanı Henry Kissinger diyor ki; Biz Amerika olarak neden güçlüyüz, biliyor musunuz?
Bizler, Amerika olarak, içimizdeki, vatan hainlerini hemen öldürürüz. Dünyanın diğer birçok ülkesindeki vatan hainlerini ise kahramana dönüştürerek, ülkelerinde önemli yerlere getiririz.
Bunları iyi anlayıp gemiye sahip çıkmak gerekir. Zihninizi berrak tutun ki 15 Temmuz unutulmasın. Bir Ülke düşünün devlet başkanını tek kurşun atmadan kendi eliyle düşmanına teslim etsin. Her ne olursa olsun Venezuela şerefini, namusunu, onurunu, gururunu teslim etmiştir. Ne desek boş. Gerçi aynı senaryo Irak’ta da sahnelenmişti; Kesnazan tarikatı tarafından bir kurşun bile sıkılmadan teslim olan Cumhuriyet Muhafızları Ordusu vardı. Tarihin tozlu raflarına Venezuela’da katıldı. Çok üzücü ve yapılan tüm yorumlar boşunadır.
Kafamın içinde “Gişe Memuru” filminin repliği dönüyor;
“On ver yedi vereyim biletini keseyim düğmeye basayım, yirmi ver on altı vereyim biletini keseyim düğmeye basayım, elli ver kırk altı vereyim biletini keseyim düğmeye basayım.
Unutmayın Türkler televizyon açıkken uyuyup televizyon kapanınca uyanan ve “Niye kapattın? İzliyordum” diyen kişilerdir!!! Bilmem anlatabildim mi?
Dip notumuza gelelim; Siz siz olun, sizi seven insanı üzmeyin. Ahını almayın. Başınıza sarmayın. Hatta direnirken de gülümsemeyi bırakmayın. Rabbim ben ve alayınızın hayatında ki tüm eksiklikleri tez zamanda doldursun. Saygı ve hürmetle büyük küçük demeden alayınızın ellerinden öperim…
“Okuyucular üzülmesin, çünkü; Bozkurtlar dirilecektir.”
Evet unutmadan; Cesaret Bulaşıcıdır…
10 kuruşluk pul ve imza…