
Ya aslında o kadar güzel uyuyoruz ki uyandırmaya kıyamıyorum seni ey Budunum!
Hayat ve iş tecrübeme dayanarak ifade ediyorum; pişman bir fetöcü yoktur. Gününü bekleyen hain vardır. Nedir la bu coğrafyanın şu hainlerden çektiği! Şekil değiştiriyorlar, kabuk değiştiriyorlar ama hepsi aynı bokun laciverti. Biri Bodrum’da koy alır, öteki uçak alır, öteki ABD de çiftlik alır, diğeri gemi alır, başkası limanları alır, diğeri marina alır, biri altın madeni alır…Türk’e düşman her yavşak coğrafya’yı sahiplenir. Bunları destekleyen güruh ise markete giderken 50 krş vermemek için yanına poşet alır. Tavuk’ta bir kuştur, kartal da. Birisi farklılık olsun diye kanat çırpar diğeri yalnızca yürür. Önemli olan senin ne olmak istediğin.
Ha evet bir de şu garip söylem var;
Neymiş efendim,
“Türkler İslamiyetle şereflenmiş.”
Yüce Allah (cc) ırkları, kavimleri yarattığında şerefsiz mi yaratıyordu!!!
Türkler Müslüman olmadan önce de, sonra da tarihin en şerefli milleti olmuştur. Ayrıca İslam’ın şerefini kurtaran da Türkler’dir bilin istedim.
Siz arap sevin, Tengri Biz Menen…
Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin. Diğerlerini onlar koruyor zaten…
Bu arada bir kere bile cemaat sohbetlerine katılmamış, dershane ve okullarına gitmemiş, “Hoca Efendi” dememiş, kandırılmamış Türk gençleri olmanın haklı gururunu biz yaşarız şovunu onlar yapar…
Yav arkadaş beni mutlu eden şeylerin yarısı günah, diğer yarısı yasa dışı…
Neyse konumuza gelelim efendim. Kendimi akşam olduğunda nasıl mı hissediyorum? O işten kafamı kaldırıyorum efendim. Hani bakıyorum Güneş’e, evet diyorum battı Güneş’im. Tık elimi yüzümü yıkıyorum. Güzel bir şarkı güzel bir banyo, üstümü başımı değiştiriyorum. Sağlam bi cigara, modumu yakalıyorum. Tabiiii…
Teyzenin biri 1 milyon 400 bin euro dolandırılmış. Ben dolandırılmalarından çok bu kadar parayı nerden bulduklarına şaşırıyorum. Şu an biri beni dolandırmaya kalksa taş çatlasın 200 liram gider, onu da cüzdanın bir yerlerine fitillemiştim çıkartmam için çok iyi bir teklif yapmaları lazım.
La ne oldu bizim tevbeler, hükümsüzmüş. Yani ip koptu, Allah’ın değil de yarattıklarının ipine tutunursak olacağı buydu zaten…
Çok ilginç değil mi…?!
Amerika Irak’ı işgal ederken Irak ordusu hiç ortada görünmedi.
Irak ordusunun savaş uçakları hiç kalkmadı.
Tek bir tankı sokağa çıkmadı.
Amerika pikniğe gider gibi elini kolunu sallaya sallaya Irak’a girdi ve ele geçirdi.
Tüm dünya buna şaşırdı.
Peki, neden Amerika bir direnişle karşılaşmadı?
Saddam Hüseyin direnmeden Irak’ı Amerika’ya teslim mi etmişti?
İşgalden sonra ne Amerika ne de CIA bu durum hakkında tek açıklama yapmadı.
Yıllarca bu konu ve soru insanların zihinlerini meşgul etti.
Bu sorunun cevabını bilmek için 1950’de ABD tarafından CIA desteği ile Irak’ta büyütülen “Kesnizani Tarikatını” bilmeniz gerekir.
CIA desteği ile Irak’ta büyütülen bu tarikat Avrupa Amerika ve Orta Asya’ya kadar yayıldı.
Saddam darbe devrim ile Irak’ı ele geçirdiğinde Saddam’a tamamen itaat ettiler.
Saddam da onlara bir şey yapmadı.
Fakat Kesnizani Tarikatı ordu bürokrasi emniyet istihbarata kadar her yere adamlarını sokup ülkeyi içeriden ele geçirdi.
Genelkurmay başkanından istihbarat başkanına iç işleri bakanından emniyet amirlerine kadar çoğu kişi Kesnizani Tarikatına bağlıydı.
Tamamen CIA ve MOSSAD kontrolüne girmişlerdi.
Üstelik Saddam’ın eşi ve akrabaları da Kesnizani Tarikatına bağlanmıştı.
Ve Irak Amerika tarafından artık işgal edilebilirdi.
Kimse direnmeyecekti.
Ve Saddam.
Her şeyi anladığında vakit çok geç olmuştu.
İşte o yüzden her ne şartla olursa olsun, imam kucağına oturmayın. Senin cemaatin iyi, onun cemaati kötü, berikisinin cemaati biraz iyi, ötekinin cemaati çok iyi olamaz. İyi ve kati olan tek cemaat vardır, o da namaz vakti saf tutan insanlardan oluşur…
Direnin ey insanlar, hatta direnirken de gülümsemeyi bırakmayın. Saygı ve hürmetle büyük küçük demeden alayınızın ellerinden öperim…
Unutmadan; Cesaret bulaşıcıdır…
10 kuruşluk pul ve imza…