Bir Soyadından Fazlası (Gökçen Çatlı)

Bazı soyadları vardır; tarihin yükünü taşır.
Bazı insanlar vardır; o yükü sırtlanmakla kalmaz, ona yeni bir anlam kazandırır.
Gökçen Çatlı, işte tam olarak böyle bir duruşun adıdır.
Babası, rahmetli Abdullah Çatlı…
Türkiye’nin yakın tarihine damga vurmuş; hakkında hâlâ konuşulan, tartışılan,
devleti kimliksiz gezmesin diye 18 yıl kimliksiz yaşamış, onurlu bir isim.
Ancak Gökçen Çatlı, bu soyadının gölgesinde duran biri değil.
Aksine, o gölgenin içinden kendi yolunu açmış, aslan gibi bir Türk kadını.
Bugün geldiği noktada, taşıdığı soyadının ağırlığına yaslanmadan;
emeğiyle, duruşuyla ve karakteriyle yürümek herkesin harcı değil.
Ortaya koyduğu çizgi, alınan sorumluluk ve sergilenen duruş; adıyla birlikte bir kimlik oluşturuyor.
Türk tarihine ve hafızasına yaklaşımı da bu çizginin en açık göstergesi.
Ne inkâr eden bir dil var, ne de hamasete sığınan bir tavır.
Sessiz, sakin ama ne yaptığını bilen bir duruş.
Kendi adıma özellikle belirtmeliyim ki;
bizzat Gökçen Çatlı’nın nazik davetiyle bulunduğum Çatlı filmi seti, beni derinden etkiledi.
Orada gördüğüm şey yalnızca bir sinema seti değildi.
Daha kapıdan girerken hissedilen atmosfer, bugüne kadar gördüklerimin çok ötesindeydi.
Detaya girmeyeceğim… Filmi izleyince zaten herkes görecek.
Disipliniyle, ciddiyetiyle ve karakteriyle öne çıkan bir ekip vardı.
Kadronun ne kadar özenle seçildiği ilk bakışta anlaşılıyordu.
Herkes, yapılan işin rastgele değil; bilinçle, saygıyla ve büyük bir sorumlulukla ele alındığının farkındaydı.
Başrol oyuncusu Vedat İnceefe’nin rahmetliye olan fiziki benzerliği gerçekten etkileyiciydi.
Ama asıl mesele benzerlik değil, rolün ağırlığını taşıyabilmekti.
Gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış, helal olsun.
Bu da ortaya konan işin ve kadronun karakterini açıkça gösteriyordu.
20 Mart’ta vizyona girecek olan Çatlı filmi için şunu net söylüyorum:
Bu yapım, yalnızca yerli sinema adına değil, dünya standartlarının üzerinde bir iş.
İddia ediyorum; izlenmekle kalmayacak, hafızaya yazılacak.
Bazı insanlar soyadını taşır.
Bazıları ise o soyadına omurgasıyla sahip çıkar.
Gökçen Çatlı, geçmişi inkâr etmeden, arkasına saklanmadan;
sessiz ama sağlam adımlarla yoluna devam edenlerden.
Adını ve duruşunu, bağırmadan ama iz bırakarak yazdıranlardan.
Helal olsun.
Yolu açık olsun.
Filmin gişesi bol olsun.
Çünkü bazı filmler sadece film değildir;
bir hafızanın, bir duruşun ve bir karakterin beyaz perdeye yansımasıdır.
20 Mart’ı ajandanıza şimdiden not edin.