Haritalar Değişir, Çocuklar Ölür…

Dünyada yine savaş var. Aslında “yine” demek bile hafif kalıyor; çünkü savaş hiç bitmedi, sadece adres değiştirdi. Haritalar değişiyor, taraflar değişiyor, gerekçeler değişiyor ama ölenler hiç değişmiyor. Hep aynı yaşta, hep aynı masumlukta. Çocuklar.
Ekranlarda tanklar var, füzeler var, generaller var. Analistler konuşuyor, uzmanlar çiziyor, strateji anlatıyor. Kim nereden girdi, kim kimi sıkıştırdı, hangi hamle daha akıllıca… Ama kimse o yıkıntının altından çıkarılan çocuğun adını sormuyor. Zaten sorsak ne olacak? O çocuk hiçbir denklemde yok.
Savaş dediğin şey artık “çıkar ilişkisi” diye paketleniyor. Güvenlik bahanesi, tarih bahanesi, inanç bahanesi… Hepsi süslü kelimeler. Ama altını kazıyorsun, yine aynı şey çıkıyor: Güç, para ve iktidar hırsı. Bedelini kim ödüyor? Silahı eline almamış olanlar. Oy kullanmamış olanlar. Daha hayatı tanımamış olanlar.
Bir çocuk için savaş ne demek biliyor musunuz? Gece uyurken siren sesiyle uyanmak. Oyuncağını değil, annesini kaybetmek. Okul çantasını değil, evini sırtında taşımak. Ve biz bunlara “yan hasar” diyoruz. Bu lafı bulan insanın vicdanını amına koyayım.
Herkes taraf seçiyor. Bayraklar, sloganlar, paylaşımlar… Ama çocukların tarafı yok. Onların ne doğduğu ülkeyi seçme şansı var, ne de üzerine yağan bombayı. Kimse onlara “hazır mısın?” diye sormuyor. Hayata bile zor hazırlanmışken, ölümü dayatıyorlar.
Daha kötüsü ne biliyor musunuz? Bir süre sonra alışıyoruz. İlk gün kahroluyoruz, üçüncü gün üzülüyoruz, beşinci gün geçiyoruz. Dünya böyle dönüyor diyoruz. İşte insanlığın en büyük yenilgisi burada başlıyor. Alışmakta. Normalleştirmekte.
Savaşın kazananı yok derler ya; yalan. Savaşın kazananı var. Silah satanlar, masada sınır çizenler, uzaktan ahkam kesenler kazanıyor. Kaybeden hep aynı: Toprağın altına erken giren çocuklar.
O yüzden bana “bu savaş haklı mı” diye sormayın. Hiçbir savaş, bir çocuğun mezarını haklı çıkaramaz. Hiçbir bayrak, bir çocuğun kefeninden daha kutsal değildir. Bunu kabul etmeyen herkes, hangi tarafta olursa olsun, vicdanını kaybetmiştir.
Gerisi yine hikaye.
