
Klavye Delikanlılığı: Kimliksiz Cesaret
Sosyal medya, düşüncenin özgürce ifade edildiği bir alan olmalıydı.
Ama bugün gelinen noktada, kimliğini saklayanların hakaret yağdırdığı bir çöplüğe dönüşmüş durumda.
Gerçek hayatta yüzüne bakamayacağın insana, ekrandan küfür etmek cesaret değil; sorumsuzluktur.
Bir profil fotoğrafı koymayan, sahte isimlerle dolaşan insanlar; kendilerini görünmez sanarak her şeyi söyleme hakkını kendilerinde görüyor.
Oysa çözüm çok da zor değil.
Bu ülkede sosyal medya hesaplarının T.C. kimlik numarasıyla açılması, en azından gerçek bir profil fotoğrafı zorunluluğu getirilmesi tartışılmalı. Kimliğini bilen insan, kelimesini tartar.
Eğitim tarafı da eksik.
Müfredatta “dijital ahlak” yok.
Hakaretin suç olduğu, ifade özgürlüğünün küfür anlamına gelmediği öğretilmiyor. Çocuklar ekran başında büyüyor ama sorumluluk duygusu kazandırılmıyor.
Peki mahkeme yolu?
Hakaret suçtur. Yazıyla da olur, yorumla da.
Savcılığa taşındığında IP tespiti yapılır, hesap sahibine ulaşılır, dosya açılır. “Ben öyle demek istemedim” çoğu zaman işe yaramaz. Para cezası, adli sicil kaydı ve yıllarca süren bir hukuk süreciyle karşı karşıya kalırsınız.
Kısacası;
İnternette atılan her cümle uçup gitmez.
Bir gün ekran kararır, mahkeme salonu aydınlanır.
Unutmayın:
Kimliksiz cesaret, en ucuz cesarettir.