
Yenidoğan Çetesinin Yeniden Doğuşu
Buna karar diyen varsa, kusura bakmasın.
Bu karar falan değil, düpedüz skandaldır.
Yenidoğan çetesi davasında açıklanan sonuç, adaletin tecellisi değil; adaletle dalga geçilmesidir. Savcıyı tehdit edenlerin, böylesine hafif sonuçlarla bu işten sıyrılmaya yakın durması, bu ülkede artık kimsenin içine sinmiyor.
Burada yargılanan şey sadece birkaç kişi değildi.
Burada yargılanması gereken bir düzen vardı.
Paranın, tehdidin, korkunun her şeyin önüne geçtiği bir düzen.
Ama görüyoruz ki o düzen yargılanmadı.
Aksine, cesaretlendirildi.
En savunmasız olanın, yenidoğan bebeklerin üzerinden kurulan bir suç hikâyesinden bahsediyoruz.
Buna rağmen 11 kişinin beraat ettiği, tehdit edenin hâlâ konuşabildiği bir tabloya “adalet” demek, kelimenin anlamını inkâr etmektir.
Verilen mesaj çok açık:
“Biraz bastırırsan, biraz korkutursan, bir şekilde kurtulursun.”
İşte bu yüzden bu karar, yenidoğan çetesinin yeniden doğuşudur.
Savcıyı tehdit etmek devlete meydan okumaktır. Buna rağmen ortaya çıkan tablo, hukukun caydırıcılığını yerle bir etmiştir. Bugün suç örgütleri için umut, mağdurlar için çaresizlik, toplum için ise güvensizlik üretilmiştir.
Adalet, sadece mahkeme salonlarında yazılan gerekçelerden ibaret değildir. Adalet, insanların “tamam” diyebildiği yerde anlam kazanır. Bu karara kimse “tamam” demiyor.
Bugün buna hüküm dediler.
Ama yarın herkes şunu söyleyecek:
Bu bir karar değildi.
Bu, yenidoğan çetesinin yeniden doğuşuydu.
Yazıklar olsun.
