
Maalesef İç politikadan ve içeride olan bitenden ne konuşasım var ne de yazasım, hangi birini takip edelim ki, zaten yarısından çoğu kurgulu senaryo niteliğinde geri kalanı ise al gülüm ver gülüm.
Periyodik aralıklarla ortalığa bir gündem konusu servis ediliyor ve önüne gelen yetkisizin elinde anında sulandırılıp amorf ediliyor. Bir haber patlıyor yada sırası gelince patlatılıyor, anlayan anlamayan, alt yapısı, görmüş geçirmişliği olan olmayan üşüşüp yarışırcasına yorum yapmak, illaki iki çift laf edebildiğini ispatlamak için kendini şekilden şekile sokuyor.
Bu toplumun tamamı cahil cühela falan değil kardeşim ama ne yazıkki ortalığa müdehale edebilme imkanları yok. Güç kimlerin elinde ise, kimlerin iki dudağı arasına sıkıştıysa hayatlarımız, negatif yada pozitif oraya evriliyoruz.
Ben bir vatandaş olarak sınırlarımızda olanı biteni, askeri stratejik yorumları, bir şarkıcıdan, bir parti oylarının dağılımını araştıran kişiden değilde, tecrübeli bir komutandan dinlemek istiyorum diye sistemi değiştirebilecek güce sahip miyim mesela? Değilim.
Fakat ne var ki sanıldığı gibi ne verirsek onu yerler kafasında olanlar çok yanılıyor çünkü yemiyoruz.
Bardağın dolu tarafını görenlerin, Londra, Dubai arasında gününü gün edenlerin, birilerinin menfaati için iteklemesi sayesinde kapıya vale olamayacakken bu aziz millete vekil olup, Adalet Bakanına kumpas kurmaya kalkışanlarında Vatan, Millet, Sakarya’sını yemiyoruz.
Hangi politikacıya sorsan halkı kucaklar, halk için hizmet ettiğini söyler. Hangi vekile sorsan ben milletin adına buradayım der.
Der de, çoğunun maaşını kessen, dokunulmazlığını, ömür boyu sürecek birçok avantajını elinden alsan acaba kaçı demeye devam eder?
Hassas konular bunlar lakin, bardağın boş tarafından bakanlarında bin derdi arasında bir derdi daha var;
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik yasası ve cezası vatandaşa varken acaba neden politikacıya, millet vekiline yok?
Bu halk yedi yirmi dört birbirine kin kusan, iftira atan, yalanlar ile belge uyduran, defalarca rezil olup hiç istifini bozmayan, utanmayanlara mahkum mu?
Bir yanlış yerine göre tüm doğruları götürür, bir küfür an gelir binlerce küfürbaz üretir.
Bu onurlu görevi üstlenecek olanların bir adabı, bir edebi, kıstası yok mu?
Millet mi büyük vekilimi?
Millet olmazsa vekili olur mu?
Selmin PAZVANTOĞLU
