Dünya genelinde yaşayan Müslümanlar, 11 ayın sultanı Ramazan ayının son günlerinde Kadir Gecesi’ni kutladı. Kur’an-ı Kerim’de özellikle vurgulanarak 1000 aydan daha hayırlı olduğu belirtilen bu gece, dua ve ibadetle geçirildi. Ancak Kabe’ye ulaşamayan Müslümanlar, Mekke’nin caddelerinde yatsı ve teravih namazı için saf tuttu.
Kabe’ye yönelen yüzbinlerce Müslüman, Mescid-i Haram’ın kapasitesinin yetersiz kalmasıyla karşı karşıya kaldı. Bu nedenle, Kabe’ye giremeyen Müslümanlar, Mekke’nin çeşitli caddelerinde toplanarak ibadet etti. Yatsı ve Teravih namazlarını caddelerde kılan Müslümanlar, Kadir Gecesi’ni coşkuyla kutladılar. Güvenlik önlemleri alınmasına rağmen, ibadetlerini huşu içinde yerine getiren Müslümanlar, manevi bir atmosferde bir araya geldi.
Özellikle Mescid-i Haram’ın etrafında yoğunlaşan Müslümanlar, Kadir Gecesi’ni en anlamlı şekilde kutlamak amacıyla bir araya gelmişlerdi. Dualarını okuyan, ibadetlerini yerine getiren ve Allah’a yakınlaşmaya çalışan Müslümanlar, bu kutsal geceyi en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştılar. Kabe’nin etrafında toplanma isteğiyle dolu olan Müslümanlar, Mekke’nin her köşesinde bulunan camilere akın ettiler.
Müslümanlar, Kadir Gecesi’nin önemini ve manevi değerini bilerek, bu geceyi ibadetle geçirmenin önemini kavramışlardı. Özellikle Mekke’nin caddelerinde saf tutarak ibadetlerini yerine getiren Müslümanlar, kendilerini bu kutsal atmosfere kaptırmışlardı. Kadir Gecesi’nin coşkusunu yaşamak isteyen Müslümanlar, dualarını ederken birbirlerine destek oldular ve birlikte ibadet etmenin verdiği huzuru tattılar.
Sonuç olarak, Kabe’ye akın eden Müslümanlar, kutsal topraklarda bulunan Mekke’de Kadir Gecesi’ni en güzel şekilde kutladılar. Yatsı ve Teravih namazlarını caddelerde saf tutarak kılan Müslümanlar, manevi bir birliktelik ve ibadet atmosferi içinde dualarını ettiler. Kadir Gecesi’nin manevi atmosferi içinde bir araya gelen Müslümanlar, bu kutsal günü en iyi şekilde değerlendirmenin mutluluğunu yaşadılar.


