“`html
Kuraklık ve Tarımsal Üretimdeki Sorunlar Üzerine Değerlendirmeler

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde basın toplantısı düzenleyerek kuraklık ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlara dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, “Ülkemiz ciddi bir kuraklık riski ile karşı karşıyadır.” ifadelerini kullandı. Bu toplantıda Türkiye’nin kuraklık tehlikesi ve tarım sektöründeki olumsuz durumlar detaylı biçimde ele alındı.
Kuraklığın yalnızca tarımsal üretim üzerinde değil, meraların ot varlığı üzerinde de ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Gürer, bu durumun yem fiyatlarının artışıyla üretim veriminde düşüşe sebep olabileceğini kaydetti. “Ürün üretiminin yanında, meraların ot varlığı da kuraklıktan etkilenebilir. Bu durum yem fiyatlarının artışına ve üretim veriminde düşüşe yol açma riski taşımaktadır.” şeklinde konuştu.
Çiftçiler Enflasyon Karşısında Korunmalı
Gürer, çiftçilerin üretim tercihlerinin psikolojik bir bağımlılığa dönüşme sürecine işaret ederek, “Çiftçilerimizin yüzde 74’ü alıştıkları ürünü, önceden bildikleri ürünü şartlar ne olursa olsun sürdürmek istemektedir.” dedi. Çiftçilerin ürün tercihlerinin değişmediğini ve yalnızca yüzde 28’inin az su isteyen veya kuraklığı dikkate alarak ekim yaptığını ifade etti. Bu da kuraklık sürecinin yönetilemediğini göstermektedir. Gürer, girdi maliyetlerinin yanı sıra iklimsel problemler ve tarımsal hastalıkların da çiftçilerin karşılaştığı diğer zorluklar arasında yer aldığını belirtti.
Küresel İklim Değişikliği ve Gıda Güvenliği
Gürer, 2022 Küresel Gıda Güvenliği Endeksi’nde Türkiye’nin 113 ülke arasında 49. sırada yer aldığını hatırlatarak, iklim değişikliği ve küresel gıda tedarik zincirlerindeki olası aksaklıkların gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Üretim planlamasında gereken önlemlerin alınmaması durumunda ciddi sorunların yaşanacağına vurgu yapan Gürer, “Gıda tedarik zincirindeki sorunlar, küresel iklim değişikliği ve beklenmeyen afetler, sürdürülebilir üretim ve erişilebilir gıda için çok ciddi yapılanmalara geçilmesini zorunlu kılmaktadır.” dedi.
Destek Politikaları Üzerine Eleştiriler
Ömer Fethi Gürer, 2007-2025 döneminde çiftçilere verilen desteklerin 493 milyar TL seviyesinde olduğunu ve bu dönemde verilmesi gereken destek tutarının 1 trilyon 867 milyar TL olduğunu açıkladı. “Verilmeyen destek miktarı 1 trilyon 374 milyar TL’ye ulaştı.” diyerek devlet desteklerinin yetersizliğine dikkat çekti. Gübre fiyatlarının dövizdeki artışlar nedeniyle sürekli değişkenlik gösterdiğini belirten Gürer, “2020 yılı amonyum sülfat gübre ton fiyatı 1.100 TL iken, şu anda 11.000 TL’den işlem görmektedir.” dedi.
Gübre ve Yem Fiyatları Üzerine Uyarılar
Tarım sektöründe girdi maliyetleri ile mücadele eden çiftçilerin sorunlarını gündeme getiren Gürer, döviz fiyatlarının artışının yem fiyatlarına yansıdığını ve bunun da çiftçilerin hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Türkiye’nin 21 ürününde arz açığı bulunduğunu ifade eden Gürer, fiyat artışlarının tarımsal üretimi zorlaştırdığını belirtti.
Stratejik Ürün Politikaları ve Destekleme Önerileri
Gürer, Türkiye’nin tarımsal üretiminde stratejik ürünler için öncelikli politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunarak, mazot fiyatlarındaki artışın çiftçiyi olumsuz etkilediğini, bunun yerine mazot üzerindeki ÖTV ve KDV’nin kaldırılması ile daha gerçekçi bir destek verilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Çiftçiye bu anlamda daha doğru ve gerçekçi bir destek verilmiş olur.” şeklinde görüşlerini ifade etti.
Su Yönetimi ve Sürdürülebilir Tarım
Türkiye’nin bir su fakiri olduğunu ve suyun verimli kullanımının tarımsal üretim açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, “Su, verim demektir; su, üretim demektir.” dedi. Özellikle sulama yöntemlerinin iyileştirilmesi ve modern tarım tekniklerinin uygulanması gerektiğini belirterek, “Akkaya Barajı gibi projelerin kapalı sisteme geçişinin hızlanması gerekmektir.” ifadesini kullandı.
Gelecek İçin Planlama ve Eğitim Önemi
Son olarak, tarımda yaşanan sorunların önlenmesi için güçlü bir planlama yapılması, çiftçilerin eğitilmesi ve girdi maliyetlerinin sübvanse edilmesi gerektiğine dikkat çeken Gürer, bu adımların atılmaması durumunda gıda güvenliği sorunları yaşanacağına vurgu yaptı. “Planlama ve öngörülebilir bir tarım politikası, kamu kaynaklarının doğru kullanılması ve üreticinin eğitimine yönelik adımlar atılmalıdır.” diyerek acil bir müdahale gerekliliğinin altını çizdi.
“`


