Kızıldeniz’deki saldırılar, küresel ticareti olumsuz etkiledi. Süveyş Kanalı’ndaki olaylar da bu durumu daha da kötüleştirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan açıklamaya göre, Süveyş Kanalı’ndaki ticaret hacmi yılın ilk iki ayında yüzde 50 azalırken, Ümit Burnu’ndaki ticaret hacmi yüzde 74 arttı. Bu durum küresel deniz ticaretinde aksamalara neden oldu. Kızıldeniz’den geçen gemilere yapılan saldırılar, normalde küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 15’ini etkilerken, Süveyş Kanalı’nın trafiği azaldı. Bunun sonucunda nakliye şirketleri gemilerini Ümit Burnu’na yönlendirdi ve teslimat süreleri ortalama 10 gün uzadı.
Panama Kanalı’ndaki kuraklık da küresel deniz ticaretini olumsuz etkiledi. Kuraklık nedeniyle Panama Kanalı’nda gemi geçişlerinde kısıtlamalar getirildi ve ticaret hacmi önemli ölçüde düştü. Bu durum da küresel deniz ticaretini yavaşlattı. Sahra Altı Afrika’daki 70 limana yapılan seferlerde yüzde 6,7’lik bir düşüş görülürken, Avrupa Birliği ile Orta Doğu ve Orta Asya arasındaki ticaret yüzde 5,3 azaldı. Yılın ilk iki ayında Panama Kanalı’ndaki ticaret hacmi neredeyse yüzde 32 düştü.
Bu olumsuz etkilerin uzun süreli olabileceği ve enflasyon üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulunuldu. IMF’nin blog yazısında, aksamaların etkilenen ülkelerde tedarik zincirlerine geçici engel oluşturabileceği belirtildi. Yüksek nakliye maliyetleri nedeniyle enflasyonun artabileceği endişesi dile getirildi. Küresel ticaretteki bu aksamaların hem lojistik hem de ekonomik sorunlara yol açacağı vurgulandı.
Sonuç olarak, Kızıldeniz’deki saldırılar ve Panama Kanalı’ndaki kuraklık gibi durumlar küresel deniz ticaretini olumsuz etkiliyor. Nakliye sürelerinin uzaması ve ticaret hacmindeki düşüşler küresel ekonomiyi zor duruma sokabilir. Yüksek maliyetler ve tedarik sorunları da ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, jeopolitik riskler ve doğal afetler gibi faktörlerin küresel ticaret üzerindeki etkilerinin sürekli olarak değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması önem taşımaktadır.



