Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 12 Ekim 2022 tarihinde gerçekleştirilen birleşim sırasında yaşanan olay, dönemin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili olan Erbay’ın kürsü üzerinde bulunan cep telefonunu bir çekiçle kırması ile gündeme geldi. Bu olay, meclis kürsüsünün zarar görmesine ve kamu zararına yol açan bir eylem olarak değerlendirildi. TBMM Başkanlığı, bu tahribat nedeniyle Erbay hakkında maddi tazminat davası açmaya karar verdi.
TBMM Başkanlığı, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı davada, Erbay’ın hukuka aykırı bir eylemde bulunduğunu savunarak, tazminat talebinde bulundu. Erbay’ın avukatı ise mahkemeye sunduğu dilekçesinde, müvekkilinin kürsüye koyduğu sünger üzerinde cep telefonunu kırdığını ve bu esnada herhangi bir tedbir alarak kürsünün zarar görmesini engellemeye çalıştığını öne sürdü.
Yargılama sürecinin ardından Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi, TBMM Başkanlığı’nın talebini reddetti. Ancak bu karar TBMM Başkanlığı tarafından yeterli bulunmadı ve istinaf kanun yoluna başvuruldu. Davanın daha ileri bir aşaması olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı.
25. Hukuk Dairesi, dosyayı inceledikten sonra önceki mahkemenin kararını bozdu ve Erbay’ı TBMM Başkanlığına 10 bin 800 lira maddi tazminat ödemeye mahkum etti. Daire, yaptığı açıklamada Erbay’ın kürsüye şiddet uygulayarak zarar verdiğinin kamera görüntüleri ve aynı gün düzenlenen tutanaklar ile belgelendiğini vurguladı.
Ayrıca mahkeme, Erbay’ın eylemi ile meydana gelen zarar arasında uygun bir nedensellik bağı bulunduğunu ifade ederek, ilk derece mahkemesinin davacı kurumun zararını karşılayacak bir maddi tazminata hükmetmesi gerektiğini ve dolayısıyla davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu belirtti. Bu kararla birlikte kamu malına zarar vermenin yargı nezdinde sonuçları olduğu bir kez daha ortaya konmuş oldu.
Sonuç olarak, bu dava yalnızca bir siyasi figürün eylemleri açısından değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının korunmasına yönelik yargı kararları açısından da önemli bir örnek teşkil etmektedir. TBMM Başkanlığı’nın, Meclis kürsüsünün zarar görmesi ile ilgili sert tutumu ve mahkeme süreçleri, kamu hizmetinin güvenliği ve saygınlığı adına atılan adımları temsil ediyor. Gelecek dönemlerde bu tür eylemlerin tekrar yaşanmaması için hukuk sisteminin nasıl işlediği ve uygulanacak yaptırımların etkili olduğu, anayasamızın temel ilkeleri açısından büyük önem taşımaktadır.
“`



