Bir kavgaya tanık olduğumda aklıma, mahallemizin hızlı delikanlıları ile melek yüzlü bir çocuğun karşılaşması geliyor. Bu karşılaşmada ne kadar sert bir dayak yediğini düşünmek zor değil. O çocuk, gözleri mosmor, dudakları patlak bir halde, gülerek bu durumu anlattı. Düşünsene, beş kişiye karşı tek başına mücadele eden bir çocuktan bahsediyoruz; o sırada arkadaşları “Ulan, oğlanın içinden canavar çıktı!” diyerek kahkahalar atıyorlardı. Bu sahne, sokakta yaşananların sadece bir örneği.
Kavganın gerçek doğası, tanımadığın birine neden yokken sataşmanın doğuracağı sonuçlarla daha da belirginleşiyor. Sokakta, birinin kendine çıkar sağlayacak türde bir saldırıya maruz kalması, beklenmedik bir karşılıkla sonuçlanabilir. Yani, rastgele olarak birisini hedef almak, beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Bir bisiklet sürücüsü olan o melek yüzlü çocuğa saldırmak gibi görünse de, onun içindeki canavarı yok saymamak gerekiyor.
Jargona göre, yerinde ve ölçülü bir davranış sergilemek, kırıcı olmaktan çok daha önemlidir. Bunun sonucuyla karşılaştığınızda, karşı tarafı ezip geçmeye çalışmakla hedefinize ulaşmak arasında bir denge kurmanız gerekiyor. Sadece hedefinizi küçültmeye odaklanarak ilerlerseniz, aslında hedefinizden çok uzaklaşabilirsiniz.
Çatışmanın başlama aşamasında, sert bir ses tonuyla başlamaktan kaçınmalı ve daha yumuşak bir dille kendinizi ifade etmelisiniz. Yumuşak bir tonla başlamak, tartışmanın büyük bir kavgaya dönüşmesini engelleyebilir. Bunun yanı sıra, niyetinizi ve isteğinizin ne olduğunu açıkça ifade etmek de iletişimi güçlendirecektir.
Dinleme becerisi de burada önemli bir unsur. Kendinizi ikna etmekle kalmayıp, karşınızdakini de dinlemek üzerine yoğunlaşmalısınız. Öfkeliyken, hemen bir tartışmaya girmek yerine önce derin bir nefes almak faydalı olacaktır. Eğer durum kötü bir noktaya gidiyorsa, en az beş dakika süreyle bir mola vermek akıllıca bir yöntem olabilir.
Ayrıca, ortak bir payda bulmak karşılıklı iletişimi güçlendirebilir. Esneyebileceğiniz alanları belirlemek, çatışmayı çözmek açısından önemlidir. Eğer yine de inat ettiyseniz, son yaşadığınız kavgayı bir aynadan gözlemleyin. Gördüğünüz görüntüde gülümseyin; bu küçük bir ironik bir bakış açısı kazandırabilir.
Sonuç olarak, kavga etmeyi göze alıyorsanız, konunun boyutlarının ne kadar ciddi olabileceğini unutmamalısınız. Göz önündeki sarı saçlı çocuğun, belki de ön yargılarla dolu bir zihnin temsilcisi olduğunu düşünerek; savaşmadan önce düşmanınızın kim olduğunu belirlemek akıllıca olacaktır.



