İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma neticesinde, Manifest grubu üyeleri ve Aydeed (Ayça Dalaklı) hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Dava sürecinin, dosya üzerinden basit yargılama usulü ile devam edeceği bildirildi.
İddianamede, “Görüntü inceleme tutanağı incelendiğinde şüphelilerin her birinin dans ettiğinin görüldüğü…” ifadeleri yer almaktaydı:
“… Suça konu dans figürlerinin, toplumun değerlerine zarar vererek, edep, iffet, ar ve haya duygularını ihlal ettiği, çocukların ve gençlerin bu duygularına olumsuz etkide bulunduğu, ayrıca bu hareketlerin cinsel içerik taşıdığı ve toplumun ortak mahremiyet algısını zedelediği tespit edilmiştir. Kamunun genel edep ve haya duygusuna ciddi zararlar verdiği değerlendirilen fiillerin, şüphelilerin özel alanında gerçekleşmediği gibi, bu eylemlerin gerçekleştiği konserin görüntülerinin sosyal medya ve diğer platformlarda paylaşıldığı da göz önünde bulundurulduğunda, bu görüntülerin birçok kişiye ulaşarak aleniyet unsurunu sağladığı sonucuna varılmıştır. Şüphelilerin savunmalarında, görüntülerdeki şahısların kendileri olduğunu kabul ettikleri ifade edilmiş olup, bu bağlamda katıldıkları dans figürleri ve kıyafetlerinin, Türk Ceza Kanunu’nun 225/1 maddesinde tanımlanan ‘teşhircilik yapmak’ suretiyle Hayasızca Hareketler suçunu oluşturduğuna dair bir değerlendirme yapılmıştır…”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma neticesinde, Manifest grubu üyeleri ve Aydeed (Ayça Dalaklı) hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Dava sürecinin, dosya üzerinden basit yargılama usulü ile devam edeceği bildirildi.
İddianamede, “Görüntü inceleme tutanağı incelendiğinde şüphelilerin her birinin dans ettiğinin görüldüğü…” ifadeleri yer almaktaydı:
“… Suça konu dans figürlerinin, toplumun değerlerine zarar vererek, edep, iffet, ar ve haya duygularını ihlal ettiği, çocukların ve gençlerin bu duygularına olumsuz etkide bulunduğu, ayrıca bu hareketlerin cinsel içerik taşıdığı ve toplumun ortak mahremiyet algısını zedelediği tespit edilmiştir. Kamunun genel edep ve haya duygusuna ciddi zararlar verdiği değerlendirilen fiillerin, şüphelilerin özel alanında gerçekleşmediği gibi, bu eylemlerin gerçekleştiği konserin görüntülerinin sosyal medya ve diğer platformlarda paylaşıldığı da göz önünde bulundurulduğunda, bu görüntülerin birçok kişiye ulaşarak aleniyet unsurunu sağladığı sonucuna varılmıştır. Şüphelilerin savunmalarında, görüntülerdeki şahısların kendileri olduğunu kabul ettikleri ifade edilmiş olup, bu bağlamda katıldıkları dans figürleri ve kıyafetlerinin, Türk Ceza Kanunu’nun 225/1 maddesinde tanımlanan ‘teşhircilik yapmak’ suretiyle Hayasızca Hareketler suçunu oluşturduğuna dair bir değerlendirme yapılmıştır…”


