Meral Akşener, 31 Mart’ta gerçekleşen Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde umduğunu bulamayan İyi Parti, seçim sonuçlarına göre olağanüstü kurultay kararı aldı. Ancak Akşener, genel başkanlık için aday olmayacağını açıklayarak, partinin geleceğine dair ipuçları vermişti. Bu süreçte, partinin önemli isimleri Koray Aydın, Müsavat Dervişoğlu, Tolga Akalın ve Günay Kodaz genel başkanlık için adaylıklarını açıklamıştı. Bu gelişmelerin ardından İyi Parti’nin 5. Olağanüstü Kurultayı başladı.
Akşener, kurultayda duygusal bir konuşma yaparak, aldığı kararların arkasında olduğunu vurguladı. Kendisine yapılan saldırılara rağmen dik duruşundan ve aldığı kararlardan hiçbir zaman geri adım atmadığını belirtti. Akşener’in konuşmasında, John F. Kennedy’nin bir sözüne atıfta bulunarak, başarısızlıkların sorumluluğunu üstlendiğini ve artık başarının takımının bu sorumluluğu paylaşması gerektiğini ifade etti.
Akşener’in konuşmasında dikkat çeken noktalardan biri ise, partinin kuruluş amaçlarına sadık kalındığını ve mücadelede hiçbir zaman pes edilmediğini vurgulamasıydı. Akşener, partinin satın alınmış kişilere karşı verdiği mücadeleyi ön plana çıkardı ve partisinin kuruluşundan itibaren dik bir duruş sergilediğini dile getirdi. Ayrıca, Akşener, partinin geleceği için kendi bedelini ödediğini ve artık bu sorumluluğun parti üyeleri tarafından paylaşılması gerektiğini belirtti.
Akşener’in konuşmasının sonunda, İyi Parti’nin geleceğine olan inancını vurgulayarak, artık partinin yönetimini ve geleceğini üyelerine emanet ettiğini ifade etti. Akşener, partiyi bir ev olarak nitelendirerek, bu evin artık partililere ait olduğunu söyledi. Kurdukları partinin amacına sadık kalmayı ve Türkiye’nin sorunlarına karşı çözüm odaklı olmayı sürdüreceklerini belirtti.
Akşener’in konuşması genel olarak, parti içinde ve dışında yaşanan zorluklara rağmen gösterdiği kararlılığı ve inancı vurgulayan bir veda konuşmasıydı. Partinin geleceğine olan inancını ve partinin kuruluş felsefesine uygun olarak mücadele etmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Akşener, partililere yolun açık olmasını diledi. Bu konuşma, Akşener’in liderlik tarzının ve partiye olan bağlılığının önemli bir yansımasıydı.



